Currently Browsing: YAZARLAR

Türkiye’nin ilk kadın ressamı Mihri Müşfik’in hayatı!

Türkiye’nin ilk kadın ressamı Mihri Rasim Müşfik’in hayatını yazarımız Aydan Gündüz kaleme aldı. Bu müthiş başarı öyküsü She and Girls Dergimizde büyük ilgi gördü. Siz değerli okuyucularımız için web sitemizden de yayınlıyoruz. Kendi resmini çizmişti; sanki suyun üzerine… Ve sonra, suda sureti yok olsa da, bir tuval üzerinde gölgesi ansızın gülümseyiverdi ; o andan, bu […]

Devamını oku...

Göğe kanat açmak!

Uçmayı yazmak öyle kolay iş değil. Göğe kanat açmak alelade bir iş olmadığı gibi, bunu yazmak da o kadar zor. ‘Uçmaklık’ ölüm ve cennet kavramlarına karşılık geliyor. Tasavvuf ekolü de ‘Ölmeden ölünüz’ diyor. E, haydi o zaman bir sandalyeye telâşsızca yerleş; mavi kadifeden bir sandalye olsun bu. Yüksek ve hayali bir kule inşa ediver kendinden. […]

Devamını oku...

Zehirli duygulardan özgürleşme!

Kapıdan çıktı, başı önde, önümden hızlı adımlarla geçti, ev sahibinin erkek suratlı kızı. Yaydığı negatif elektrik, semti birkaç saatliğine sise boğabilir. Hızla çarptığı kapı, kapıyı incitebilir. İyi de, bizim bir ev sahibimiz yok ki, kız için yaptığım bu tanım da nereden çıktı? ‘Ev sahibinin erkek suratlı kızı’ tasviri, Hüseyin Rahmi’nin bir romanında geçiyordu. Selamlaşmak eylemi […]

Devamını oku...

New York sokak stili merceğimizde Barbie Baby Gigi Hadid var!

Hadid kardeşlerin en büyüğü olan Gigi Hadid’i iki yaşından beri aslında asıl ününü Victoria Secret için verdiği iç çamaşırlı pozları ile kazandı. Daha sonrasında bir çok moda markasının yüzü olmak ile birlikte podyumların özellikle Victoria Secret’n şovlarında yer aldı ve podyumlarda rüzgar gibi esti. Şöhretin yanında gelirini de kat kat kazanan top model aldığım bilgilere […]

Devamını oku...

Tatlı bir ada yolculuğu ve gören olma sanatı

‘Her bir renkte resmin var/ Nerde baksam orda senin’ Âşık Veysel Korku beni ele geçirdiğinde korkuyu, öfke beni ele geçirdiğinde öfkeyi, nefret ya da umutsuzluk veya karmaşa beni ele geçirdiğinde her birini anında kıskıvrak yakalıyorum;şu an ada vapurunda denizin üzerine fırlattığım simit parçalarını martıların yakalayışı gibi… Bu negatif duyguları pembe, sarı ve mavi çiçeklere dönüştürerek […]

Devamını oku...

Sosyal Medya’da olmak

Shakespeare’nin meşhur lafı ‘Olmak ya da olmamak’ artık günümüzde ‘Sosyal medyada olmak ya da olmamak’ olarak değişti. Sosyal medya’da varmısın? She and Girls Dergisi Yaklaşık on sene önce uzun süre direnmiştim ve ‘Sen şurada var mısın?’ ya da ‘Burada niye yoksun?’ sorularından öylesine bıkmıştım ki sonunda ben de bir hesap açmıştım. Evet, önemli olan şuydu: ‘Sen […]

Devamını oku...

Rengarenk tablolar

Öğrencilik yıllarımda resim dersinde bir çalışmamız olmuştu. Resim kâğıtlarını rengârenk boyadıktan sonra üzerine talk pudrası döküp sonra da siyaha boyuyor, daha sonra da keskin uçlu bir nesneyle kazıyarak, üzerlerine istediğimiz desenleri çiziyorduk. Renkli tablolar oluşturmanın bir başka yönüydü. Pudra kalıntıları kâğıdın üzerinden arındırdıktan sonra çizdiğimiz desenler rengârenk ortaya çıkıyor, figürler siyah fonun arasında kendilerini belli […]

Devamını oku...

‘’Bir ressam olarak doğdum’’ diyecek kadar kendisine güvenen bir sanatçı Frida Kahlo

Merhabalar; Bir tarafı hep eksik kalacak, bu yazımda Frida Kahlo’dan bahsetmek istiyorum size. Neden eksik dediğimi yazının sonunda anlayacağınızı düşünüyorum. Neyi anlatmalıyım, neyi es geçmeliyim Frida ile ilgili karar vermek zor aslında. Frida Kahlo, ‘’Bir ressam olarak doğdum’’ diyecek kadar kendisine güvenen bir sanatçı, “Bir fahişe olarak doğdum” diyebilecek kadar cesur bir feminist, maddi durumu […]

Devamını oku...

80/20 Kuralı ve Mesude’nin söz bohçası

Pareto analizi diye bir ekonomi kavramı var, Italyan ekonomist Pareto tarafından bulunduğu için onun ismi ile anılıyor. Bir sorunun önemli sebeplerini nispeten önemsiz sebeplerinden ayırmak için kullanılan bir diyagram. Yüzde yirmi ve seksen kuralı diye de geçiyor. Richard Koch 8020 kitabında anlatmış. Yani özetle şöyle; sebeplerin yüzde yirmisi sonuçların yüzde seksenini etkiliyor. Mesela bir senenin yüzde […]

Devamını oku...

“Bir defter, bir fotoğraf, ufak bir not kağıdı, bir de küçük kalp…”

Hatıra defteri, anket defteri, fotoğraflar, küçük not kağıtları gibi geçmiş izlerine değer veren insanları hep sevmişimdir. Genellikle ilk gençlik yıllarının esintilerini taşıyan bu parçalara özen gösterenler kurdukları dostluklara da, karşılaştıkları kişilere de özen gösterirler ve yaşadıkları her bir anıyı kıymetli kabul ederler. Psikolojik kayıtlar hayatımızda önemli izler taşırlar. Bir tek fotoğrafı, sadece tek bir yazılı […]

Devamını oku...