Cildinizi Tanımlamaya Modern Yaklaşım: Mikrobiyom

Cildimizi anlamak ve iyileştirmek için pek çok farklı yönteme başvuruyoruz. Mikrobiyom ne demek?

She and Girls Dergisi, Moda Dergisi, Alışveriş Dergisi.

Instagram Hesabımız

Şimdiye dek bağırsak sağlığımıza odaklanmak bunlardan biri miydi?

Cildimizin doğasıyla ilgili bir durum söz konusu olduğunda ilk başvurduğumuz yöntem cilt tipimizi tanımlamaktır: hassas, kuru, normal, karma, yağlı veya lekeli… Bu terminolojinin yanlış olduğunu söyleyemeyiz, ancak cildimizi gerçekten “tanımak” istiyorsak bu kadar genel kalıplar yeterli değildir.

Karmaşık bir organizma olan cildimiz sanıldığı kadar tekdüze ve sabit değildir, çevresel koşullara bazen çok agresif olabilecek şekilde tepki verebilir ve bunu fark etmek gerçekten çok iyi bir gözlem gerektirir.

Son zamanlarda dermatologlar cildimizi daha iyi tanımanın hepimiz için tek ve biricik olan mikrobiyomu keşfetmek olduğunu söylüyor. Mikrobiyomumuzu laboratuvar ortamında analiz etme şansımız olmasa da izleyebileceğimiz bazı ip uçları çoğu zaman ihtiyacımız olan püf noktalarını bize anlatıyor.

Yazı: Hüma Kaya

Cilt tipi ve durumu

Cilt tipimizin normal, karma, kuru, yağlı veya hassas olduğunu kolaylıkla anlayabiliriz. Fakat uzmanlar, bu tanımlamaların cilt hikayemizin sadece yarısını kapsadığını söylüyor. Son zamanlarda tüm dünyada cildin ekosistemini ve mikrobiyomun onu nasıl düzenlediğini anlamak uzmanların başlıca çalışma alanları arasında yer alıyor.

Cildimizin içinde bulunduğu koşullara odaklanmak, onu bir türe hapsetmek yerine optimal sonuçlar elde etmeyi mümkün kılıyor. Bu koşulların başında çoğumuzun aşina olduğu akne, dehidrasyon, yara izi, rosacea, egzama ve kılcal damar görünümü yer alıyor.

Bu durumda cilt bakım rutinimizi oluştururken cildimizin semptomlarına odaklanmak ve bu doğrultuda ürün ve yöntem tercihi gerçekleştirmek gerçek anlamda bir “iyileşme”yi kolaylaştırıyor.

Cildimizin genel sağlığında pek çok faktör rol oynayabiliyor. Hormonel döngü, stres, güneş ve uyku düzeni gibi pek çok etken cilt sağlığı üzerinde etki ediyor. Birçoğumuz somut cilt endişelerine odaklanıyor olsak da perde arkasında cildimizi etkileyen bambaşka sebepler olabilir, örneğin siz sivilcelerinizle başa çıkmaya çalışırken susuz kalan cildiniz dehidrasyonla mücadele edip yeni cilt sorunlarına zemin hazırlıyor olabilir.

Bağırsak-Cilt Mikrobiyomu İlişkisi

Bahsettiğimiz tüm bu nedenler, sadece topikal tedavilerden fazlasına başvurmamız gerektiğini ve cildimizi yeniden dengelemek için dahili bir yaklaşıma odaklanmamız gerekliliğini beraberinde getiriyor. Cildimizin mikrobiyomunu anladığımızda cilt sağlığımızın bağırsak mikrobiyomumuzla doğrudan ilişkili olduğumuzu anlıyoruz.

Bağırsak mikrobiyomumuzdan işlev bozukluğu varsa bu durum cildimizin mikrobiyomunu da etkiliyor. Nutrikozmetik yoluyla vücudumuza ve bağırsak sağlığımıza bütünsel olarak yaklaşırken cildimizin dengesinin korunmasına da dikkat etmiş oluruz.

Peki bağırsak sağlığımız üzerine nasıl eğilebiliriz? Yaşam tarzımız ve beslenme şeklimiz eşanlı olarak bu konuda rol oynar. Antioksidanlar, kollajen ve anti-inflamatuarlar mikrobiyomu doğrudan hedef alan takviyeleri içerebilir. Besin takviyeleri, vücut ve cilt işlevine en iyi şekilde yardımcı olan temel mekanizmayı destekleyebilir ve geliştirebilir.

Kollajen seviyenizi artırmak, nem seviyelerini ve elastikiyeti iyileştirmeye yardımcı olur. Koenzim Q10’un kırışıklıkların ve ince çizgilerin görünümünü azalttığı kanıtlanmıştır ve çinko takviyesi cildin kritik bakımını destekler.

Dyvanigt Qoenzyme Q- 10
TheLiceCo Probiotic Blend
Zadevital Marine Kollajen

Mikrobiyom ne demek?

She and Girls Haziran 2022 Sayısı Gençlik Dergisi Girls Hediyesiyle Dergiliklerde