Duygusal Açlığınızı Dengeleyin

Fiziksel ve duygusal açlığın arasındaki farkın önemli olduğunu vurgulayan Psikolog Müge Özcan, psikoloji ile bire bir bağlantılı olan duygusal açlığın dengelenmesi hakkında çok önemli bilgiler verdi. Müge Özcan Psikolog

She and Girls Dergisi, Moda Dergisi, Alışveriş Dergisi.

Instagram Hesabımız

İyi bir anne, iyi bir eş, başarılı bir çalışan, güçlü bir kadın olmaya çalışıyoruz. Fakat bütün bu rollerin arasında “Ben ne istiyorum?” sorusunu unutabiliyoruz. Kalıcı değişim çoğu zaman büyük kararlarla değil, küçük farkındalıklarla başlıyor.”

“Fiziksel açlık genellikle yavaş yavaş ortaya çıkar. Kişi farklı yiyecek alternatiflerine açıktır ve doyduğunda yemeyi bırakabilir. Duygusal açlık ise çoğunlukla aniden gelir, herhangi bir duyguyu bastırma amaçlıdır.”

“Sürekli “Ben hallederim, güçlü durmalıyım” diyerek duyguları bastırmak bir süre sonra kişinin kendi ihtiyaçlarından uzaklaşmasına neden olabilir.”

Röportaj: Banu Çelik

Müge Özcan Psikolog She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Eylül 2026

Öncelikle sizi kendi sözlerinizle tanıyabilir miyiz? Psikoloji alanındaki yolculuğunuz ve Dream Danışmanlık ve Yaşam Merkezi’nin kuruluş hikâyesi nasıl başladı?
İstanbul Aydın Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunuyum. Ardından aile danışmanlığı eğitimi alarak eğitimime devam ettim. Dream Danışmanlıkta 11. Yılımıza girdik ve merkezimizde psikolojik danışmanlık aile danışmanlığı oyun terapisi gibi hizmetlerle devam ediyoruz.

Paylaşımlarınızda duygusal yeme konusuna dikkat çekiyorsunuz. Gerçek açlık ile duygusal açlığı birbirinden nasıl ayırabiliriz?
Fiziksel açlık genellikle yavaş yavaş ortaya çıkar. Kişi farklı yiyecek alternatiflerine açıktır ve doyduğunda yemeyi bırakabilir. Duygusal açlık ise çoğunlukla aniden gelir, herhangi bir duyguyu bastırma amaçlıdır (yalnızlık stres vb) Şu anda bir şey yemeliyim” hissi yaratır. Bunun için az önce zaten yemiş olmanızın bir önemi yoktur. Genellikle tatlı, çikolata, hamur işi gibi belirli yiyecekler istenir.

Müge Özcan Psikolog She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Eylül 2026

Günümüzde birçok kadın güçlü görünmeye çalışırken yaşadığı duyguları bastırabiliyor. Bu durum zamanla hangi psikolojik sorunlara dönüşebilir?
Bence burada “güçlü olmak” ile “hiçbir şeyden etkilenmiyormuş gibi davranmak” arasındaki farkı iyi ayırmak gerekiyor. Güçlü olmak üzülmemek, yorulmamak ya da yardım istememek değildir. Sürekli “Ben hallederim, güçlü durmalıyım” diyerek duyguları bastırmak bir süre sonra kişinin kendi ihtiyaçlarından uzaklaşmasına neden olabilir. Yoğun kaygı, tükenmişlik, uyku sorunları, öfke, duygusal yeme ya da depresif belirtiler ortaya çıkabilir. Bu yüzden duyguyu ifade etmek zayıflık değil, aksine psikolojik dayanıklılığın önemli bir parçasıdır.

Sosyal medyada mutluluk, olumlu düşünce ve “manifest” kavramları sıkça karşımıza çıkıyor. Sizce bu yaklaşımlar hangi noktada destekleyici, hangi noktada gerçeklerden kaçış hâline geliyor?
Olumlu düşünmenin kişinin hedeflerini zihninde canlandırmasının motive edici bir tarafı elbette var. Ancak bunlar eylemin ve gerçeklikle temasın yerini almaya başladığında problem oluşuyor. Ben sağlıklı yaklaşımın “Her şey güzel olacak” demekten ziyade, “Her şey istediğim gibi gitmeyebilir ama yaşadıklarımla baş edebilmek için neler yapabilirim?” diyebilmek olduğunu düşünüyorum…

Müge Özcan Psikolog She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Eylül 2026

Kendisiyle daha sağlıklı bir ilişki kurmak ve yaşamında kalıcı bir değişim başlatmak isteyen kadınlara ilk adım olarak ne önerirsiniz?
İlk olarak kendilerine dürüstçe “Ben gerçekten nasıl hissediyorum ve şu anda neye ihtiyacım var?” diye sormalarını öneririm. Çünkü çoğu zaman başkalarının bizden ne beklediğini çok iyi biliyoruz; iyi bir anne, iyi bir eş, başarılı bir çalışan, güçlü bir kadın olmaya çalışıyoruz. Fakat bütün bu rollerin arasında “Ben ne istiyorum?” sorusunu unutabiliyoruz. Kalıcı değişim çoğu zaman büyük kararlarla değil, küçük farkındalıklarla başlıyor. Kendine sınır koyabilmek, gerektiğinde “hayır” diyebilmek, yardım istemek, dinlenmeye izin vermek ve kendi ihtiyaçlarını önemsemek bunlardan bazıları. Ben kadınlara özellikle şunu hatırlatmak isterim: Kendinizle kurduğunuz ilişki, hayatınızdaki diğer bütün ilişkilerin temelidir. Kendinizi sürekli eleştirmek yerine anlamaya başladığınızda, değişim de çok daha sağlıklı ve kalıcı bir yerden başlar.

Instagram:@psikologmugeozcan

She and Girls Yaz 2026 Sayısı Çıktı! Yaz 2026 Sayımızı ÜCRETSİZ indirerek okuyabilirsiniz!

Müge Özcan Psikolog

She and Girls Yaz Sayısı 2026 Sayısında Neler Var?

Konuşan Kadı: Yağmur Yumurtacı                                                                

Ebru Say: Geleneksel Zanaatın Estetik Dönüşümü                              

Gülçin Başdeğirmen: “Doğum Haritası Bir Bütündür”                         

Feyza Caniklioğlu Çanakcı: “Bedeninizde Umutlu Çocuklar Yaşatın”

Sevil Tümkaya: İhtiyaca Göre İngilizce Eğitimi                                      

Harika Sancı: “Kusursuz Ebeveynlik İhtiyaç Değil”                               

LouMoe: İnanç, Zarafet ve Hatırlayışın Hikâyesi                                                 

Ayfer Aydın: “Sağlıklı Bir Cilt Düzenli Bakımla Oluşur”                       

Hande Yıldız: Bir Dilin Peşinden Madrid’e Uzanan Hikâye                

Nil Keskin: “Yeni Dünya’da En Yüksek Titreşim: Özgünlük”          

Sezen Özen: “Mali Müşavirlik Sayılardan İbaret Değildir”            

Ayris Salcan: İş Dünyasında Güçlü Duruş                                                            

Ekin Koşak: “İmza Hücrenizi Tanıyın”                                                    

Mine Baş: Mindful Movement Kişisel Egzersiz Eğitmeni               

Nihal Sert: Sporda Cinsiyet Eşitliği                                                    

Pınar Yıldırım: Pino’nun Ekşi Mayası                                                 

Aylin Özer Tepe: “Duygularınızı Müzikle Güçlendirin”                

Betül Varel: Medyada Güçlü Duruş                                                  

Sevdanur Uslu: Dil Eğitimi ve Yurt Dışı Planlama Merkezi TalkyOnline