Bedenin dilini hatırlatan, kişinin kendiyle kurduğu bağı yeniden inşa etmesini amaçlayan Egzersiz Eğitmeni Mine Baş ile kadınlara verdiği ilham ve gücü konuştuk. Mine Baş Kişisel Egzersiz Eğitmeni
She and Girls Dergisi, Moda Dergisi, Alışveriş Dergisi.
“Benim için en derin olan yolculuklar; 33 gün süren Hindistan yolculuğumda aldığım ileri seviye yoga eğitmenlik eğitimi ve ardından Nepal’de geçirdiğim 10 günlük arınma süreciydi. Orada sadece hareketi değil, bedenin sessizliğini de duymayı öğrendim.”
“Kadınlara daha güçlü görünmeyi değil, bedenlerinde daha derin bir farkındalıkla var olmayı hatırlatıyorum. Tam da orada gerçek dönüşüm başlıyor.”
Röportaj: Banu Çelik

Mindful Movement Kişisel Egzersiz Eğitmeni Mine Baş She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Haziran 2026
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? 15 yılı aşkın süredir kadın bedeniyle çalışıyorsunuz, bu yolculukta sizi dönüştüren kırılma anı neydi?
15 yılı aşkın süredir kişisel egzersiz eğitmenliği yapıyorum. Bu yolculuk boyunca sayısını bilmediğim birçok eğitimden geçtim. Ama bazı deneyimler vardır ki sadece öğretmez, dönüştürür. Benim için en derin olanlar; 33 gün süren Hindistan yolculuğumda aldığım ileri seviye yoga eğitmenlik eğitimi ve ardından Nepal’de geçirdiğim 10 günlük arınma süreciydi. Orada sadece hareketi değil, bedenin sessizliğini de duymayı öğrendim. Mesleki yolculuğum İstanbul’da başladı ama aslında beni ben yapan yer, doğduğum topraklar oldu. Şimdi yoluma Yalova’da, kendi köklerimde devam ediyorum. Yalova’daki başlangıcımda, ilk değerli hocam Türkiye vücut geliştirme fitnes ve bilek güreşi Federasyon Başkanı Koray Girgin ile çalışma fırsatı buldum. Bu süreç benim için sadece mesleki değil, aynı zamanda bakış açımı derinleştiren güçlü bir dönemdi. 2020 yılında kendi stüdyomu kurarak yolculuğuma daha bağımsız, daha sade ve tamamen kendi çizgimde devam etme kararı aldım. O günden sonra yaptığım işi sadece “egzersiz” olarak değil, bedenle kurulan bağın bir ifadesi olarak görmeye başladım. Aslında kırılma anım da tam burada başladı çünkü yıllar içinde şunu çok net fark ettim: Kadınlar güçleniyor, form kazanıyor ama hareketin içinde kendileri ne kadar var, asıl mesele bu. Hareket var ama his yok. Güç var ama bağ yok. Bir kadının omuzları neden düşer? Sadece kas zayıflığı mı yoksa yıllarca taşıdığı yükler mi? Bir bel neden sıkışır? Sadece postür mü yoksa kendini tutma hali mi? Bu sorular beni başka bir yere götürdü. Artık sadece egzersiz yaptıran biri değilim. Bedenin dilini hatırlatan, kişinin kendiyle kurduğu bağı yeniden inşa etmesine alan açan bir yerden çalışıyorum.
Bugün yaptığım işin adı benim için çok net:
Kadınlara daha güçlü görünmeyi değil, bedenlerinde daha derin bir farkındalıkla var olmayı hatırlatıyorum. Tam da orada gerçek dönüşüm başlıyor.

Mindful Movement Kişisel Egzersiz Eğitmeni Mine Baş She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Haziran 2026
“Farkındalıklı hareket” sizin için sadece fiziksel bir pratik mi, yoksa bir yaşam dili mi? Kadınlar bedenleriyle yeniden bağ kurarken en çok neyi fark ediyor?
Farkındalıklı hareket benim için sadece bir egzersiz yöntemi değil insanın kendiyle kurduğu ilişkinin dili. Bedeni sadece çalıştırılan bir mekanizma olarak görmekten çıkıp, onu dinlemeye başladığında bir şey değişiyor. Çünkü beden yalan söylemez. Zihin susturabilir, bastırabilir, kaçabilir ama beden her şeyi saklar ve zamanı gelince konuşur. Bu yüzden farkındalıklı hareket; daha fazlasını yapmak değil, olanı hissetmektir. Kadınlar bedenleriyle yeniden bağ kurmaya başladıklarında en çok şunu fark ediyor; yıllardır bedenlerinin içinde değil, bedenlerinin üstünde yaşamışlar. Kendilerini dışarıdan izleyerek nasıl göründükleriyle ilgilenerek ama nasıl hissettiklerini hiç sormadan.
Sonra yavaş yavaş şu kapı açılıyor: “Ben aslında yorgunum…” “Ben hep sıkmışım…” “Ben nefes bile almıyormuşum…” İşte o an dönüşüm başlıyor. Çünkü farkındalık dediğimiz şey, sihirli bir değişim değil gerçeği görme cesareti. Kadın bedeni çok zekidir. Onu zorlamayı bıraktığında, onunla savaşmayı bıraktığında, o sana zaten yolu gösterir.

Mindful Movement Kişisel Egzersiz Eğitmeni Mine Baş She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Haziran 2026
Kadın beden bilgeliği dediğimiz şey sizce neden bu kadar uzun süre bastırıldı? Bugün bir kadın bu bilgeliği yeniden hatırlamaya nereden başlamalı?
Kadın beden bilgeliği aslında hiçbir zaman yok olmadı sadece bastırıldı. Kendi iç sesini duyan bir kadın, dışarıdan gelen gürültüyle savrulmaz. Kökü sağlam olan bir kadının yönü başkalarıyla değişmez. Yüzyıllar boyunca kadın bedeni ya kontrol edilmesi gereken bir alan olarak görüldü ya da bir forma indirgendi. Doğurganlığı kutsandı ama döngüselliği yok sayıldı. Kadın bedeni düz bir çizgide ilerlemez, döngüseldir. Ve döngüsel olan şey kontrol edilmez, dinlenir. Bugün kadınların yaşadığı en büyük kopuş da tam olarak burada başlıyor. Kendi ritmine rağmen yaşamaya çalışan bir beden, bir süre sonra kendine yabancılaşır. 3 yıldır düzenlediğim Kadın Beden Bilgeliği buluşmalarında, en son 200 kadının katılımıyla bir araya geldiğimiz o alanda da söylediğim gibi: Kadın, bedenini düzeltmeye çalışmadan önce onunla yeniden bağ kurmayı hatırlamalı. Çünkü beden, düzeltilmesi gereken bir şey değil anlaşılması gereken bir alandır. Bu bilgeliği hatırlamak için yapılması gereken şey çok basit ama bir o kadar zor: Durmak…Ne hissettiğini fark etmek, yorgunluğu bastırmamak, bedenin verdiği sinyalleri susturmamak. Kadın beden bilgeliği öğrenilen bir bilgi değil, hatırlanan bir hakikattir. Ve o hatırlayış başladığında, kadın şunu fark eder: Aradığı hiçbir şey dışarıda değildir. Her şey zaten içindedir… Sadece sesi uzun zamandır kısılmıştır.

Mindful Movement Kişisel Egzersiz Eğitmeni Mine Baş She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Haziran 2026
Güç ve esneklik çalışmaları dışarıdan fiziksel görünse de içeride bambaşka kapılar açıyor. Sizin derslerinize katılan kadınlarda en çok hangi duygusal ya da zihinsel dönüşümlere tanık oluyorsunuz?
Güç ve esneklik… Dışarıdan bakıldığında kuvvet, duruş ve biraz da estetikle ilişkilendiriliyor. Oysa içeride yaşanan, bundan çok daha derin bir dönüşüm. Benim derslerime gelen kadınlarda en net gördüğüm şey şu: başta bedenlerini “düzeltilecek bir şey” gibi görüyorlar. Sanki eksik, sanki yetersiz, sanki sürekli daha fazlası olması gereken bir yer. Ama zamanla bu bakış değişiyor. Güçlendikçe sadece bedenleri değil, sınırları da netleşiyor. “Hayır” diyemeyen bir kadın, zor bir pozda kalabildikçe hayatta da kalmayı öğreniyor. Esnedikçe sadece kaslar değil, kontrol ihtiyacı da yumuşuyor. Her şeyi tutmak zorunda olmadığını fark ediyor.
En çok tanık olduğum dönüşüm şu: Kadınlar bedenleriyle savaşmayı bırakıp onunla iş birliği yapmaya başlıyor. Ve bu çok büyük bir kırılma oluyor. Çünkü o noktadan sonra mesele kilo, görüntü ya da performans olmaktan çıkıyor. Mesele şu oluyor: “Ben kendimi hissedebiliyor muyum?” “Bedenimin içinde gerçekten var mıyım?” Zihinsel olarak daha net oluyorlar. Duygusal olarak daha dürüst. En önemlisi de kendilerine karşı daha az acımasız. Bedeniyle bağ kuran bir kadın, dış dünyayla kurduğu ilişkiyi de değiştiriyor. Artık daha az onay arıyor, daha az kendini açıklama ihtiyacı hissediyor ve daha çok kendi merkezinde kalabiliyor. Çünkü güç dediğimiz şey sadece kas değil kendinden kaçmamayı seçebilmek. Esneklik de sadece hareket açıklığı değil. Esneklik, hayatın içinde kırılmadan bükülebilmek. Ve bu ikisi birleştiğinde kadın sadece hareket etmeyi öğrenmiyor, kendisi olmayı hatırlıyor.

Mindful Movement Kişisel Egzersiz Eğitmeni Mine Baş She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Haziran 2026
Günümüz kadını sürekli “yetişmeye” çalışıyor. Bu koşturma içinde bedenini ihmal eden birine tek bir cümleyle ne söylemek isterdiniz?
Kendini unutarak, bedenini ihmal ederek kendinden uzaklaştığında; vardığın hiçbir yerde kendini bulamazsın. Çünkü en çok, sana sen lazımsın.
She and Girls İlkbahar 2026 Sayısı Çıktı! İlkbahar 2026 Sayımızı ÜCRETSİZ indirerek okuyabilirsiniz!
Mine Baş Kişisel Egzersiz Eğitmeni
She and Girls İlkbahar Sayısı 2026 Sayısında Neler Var?
Azra Betül Erdoğdu: Markaların Görünmeyen İzleri
Filiz Çetinkaya: Gayrimenkulde Başarının Sırları
Meltem Ceylan: Meltem Ceylan ile Alan Açmanın Sanatı
Buse Gül Aytunç: Panik Yok Anneciğim Ben Geldim!
Ceyda Atılgan: Hareket ve Ritmin Merkezi CEYDANCE
Ceylan Damla Kocamanlar: RE-PROGRAMMING ile Kendini Bilmek
Hüma Özlü: “Gerçek Adımlarla İlerleyin”
İzel İrem Gürgan: “İlham Veren Hedeflerinizi Bulun”
Miami’de Güvenli Doğum Danışmanı ŞEBNEM SARAÇOĞLU
Şeyda Yılmaz: Kariyerde Çoklu Dilin Önemi
Yasemin Tüylü: “Nefesin Değişirse Kaderin Değişir”
Derya Demir: “Bedeninizin ve Ruhunuzun Sesini Açın”
Metanet Dalgül: Dilin Ötesinde Bir Sistem Kurmak
Selen Muratoğlu: “İçsel Gücünüzü Yeniden Keşfedin”
