Atatürk ve Moda Anlayışı

Yaprağı her mevsim yeşil o ağaç gibi; içimde bir yerlerde kök salıp yeşermişsin. Zamansız bir âleme ait olduğunu bilmenin hüznüyle mahzun, sesin ve suretin ötesine geçer; fikrinle avunurum. Atatürk ve Moda

Instagram Hesabımız

Sene 1925… Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyet’in ilanından iki sene kadar sonra Kastamonu’ya gelir. Fesli, külahlı, şalvarlı, poturlu çarşaflı, sarıklı ve peçeli kıyafetler içinde onu karşılayan halkın karşına fötr şapkayla çıkar.

Bu seçim elbette ki tesadüfi değildir. XIX. yüzyıldan beri tarımla ve hayvancılıkla uğraşan çiftçiler arasında son derece popüler olan geniş kenarlı fötr şapkayı kıyafetini tamamlayıcı bir unsur olarak seçen Atatürk kıyafet konusunda yapılacak düzenlemeleri bizzat kendi üzerinde tatbik ederek halkla paylaşmıştır.

‘’Uygar bütün ulusların kabul ettiği kıyafet bizim için mükemmel, milletimiz için en uygun bir kıyafettir. Onu giyeceğiz’’, diyerek çağdaş giyim tarzının da devrimlerin bir parçası olduğunu anlatır. Kıyafetle ilgili düzenlemeler, kanunlar sadece erkekleri kapsamakla birlikte aslında Cumhuriyet’in çağdaş yüzü olan kadınlar da bu değişimin bir parçasıdır.

Fakat bu konuda onlara baskı yapılmaz, zorlayıcı davranılmaz. Cumhuriyet’in yeni yüzü, çağdaşlığın simgesi kadına değer veren Atatürk işe yakın çevresindeki kadınlarla başlar, giyim-kuşam konusunda öncü olmaları için eşi Latife Hanım ile manevî kızları Afet İnan ve Sabiha Gökçen’i teşvik eder; ayrıca Ata’nın yakın arkadaşlarının eşleri, yönetici ve memurların eşleri de batılı giyim tarzlarıyla, Türk kadınına örnek olurlar.


Atatürk giyim kuşam konusundaki eşsiz zevkini her ortamda gözler önüne serer. Yurt gezilerinde gittiği yerin özelliğine ve gittiği mevsime uygun kıyafetler seçer. Kravat, kostüm seçimlerinde manevi kızlarının fikirlerini alır; ayakkabılarını İstanbul’da Altın Çizme’ye ısmarlama yaptırtır.

Kumaş ve kravatları, genellikle dışarıdan hediye gelir. Gömlek ve elbiselerini, İstanbul’daki Rum asıllı terzi Mösyö Pertekiç diker. Elbise, gömlek ve kostümlerinin modellerini ise Atatürk bizzat kendisi çizer. Bir diğer dikkat çekici ayrıntı ise Atatürk’ün Cumhuriyet’in ilanından sonra çoğunlukla sivil kıyafetleri tercih etmesi, askerî tatbikatlar dışında üniforma giymemesidir. Onun yaptığı her şey gibi bu da tesadüfî değil, bilinçli, Cumhuriyet’in doğasına uygun bir seçimdir.


Atatürk giydiği ‘takım elbise’lerde de alışıla gelmiş kalıpların dışına çıkarak adeta kendi modasını yaratır. Takım elbiseleri devrin modasına da uygun olarak aynı renk ceket ve pantolonlardan oluşur. Arada bir de kendi tarzını yansıtan kombinasyonlar yapar.

Örneğin giyim tarzına ve giysi rengine göre şapkanın hemen her çeşidini kep, kasket, fötr, silindir, olmak üzere aksesuar olarak kullanır. Gömlekte açık renkleri tercih eder ki bu da genelde beyaz ve kırık beyazdır. ‘Bebe yaka, şal yaka, gömlek yaka, Ata yaka’ olarak anılan ve günümüzde de son derece moda olan yakalarla birlikte; genel tercihi ince pamuklu ve ipektir.

Ceketlerinde devrik yakanın değişik formlarında çift ya da tek düğmeli tercihler söz konusudur. Resmî yemek ve törenlerde, ‘frak ve smokin’ kuralına sadık kalır. Takım elbiselerde genelde ceketler, pantolonla aynı kumaştan yapılmış; spor ceketlerde ise pantolonla bütünlük oluşturacak şekilde farklı renkler seçilmiştir.

Ciddiyet, ağırbaşlılık ve aynı zamanda muhafazakâr tavrın göstergesi olan yelekler, Ata’nın giyim tarzının belirleyici unsurlarından biridir. Spor kıyafetleri de dâhil hemen bütün giysilerini yelekle tamamlamış; ucu sivri, ya giydiği takımla aynı renkte ya da takımın rengine uygun kendinden desenli veya düz renk yelekler favorisi olmuştur.

Spor giyindiğinde ise, bu alışkanlığı süveterlerle devam eder. Ceketlerle aynı renk ve kumaştan devrin modasına uygun dar paçalı pantolonlar giyer blazer bir ceketin altında beyaz spor bir pantolon ya da siyah bir ceketin altında boyuna çizgili bir pantolon…

Resmî yemek ve tören kıyafetlerinde, yani smokinli olanlarda pantolonların yan taraflarında siyah saten şeritler bulunur. Atatürk diğer giysilere olduğu kadar paltolara da önem verir. Kıyafetlerine uygun renk, kumaş ve modelde pek çok palto kullandığını biliyoruz.


Giydiği takıma, yere uygun olarak çift veya tek düğmeli devrik yakanın farklı formlarında tasarlanmış paltolar, onun zevkini yansıtır. Ayrıca spor kıyafetlerin üzerine spor montlar kullanması da giyim konusunda ne kadar bilinçli olduğunu göstermektedir.

Genelde kemik rengi ve beyazın hâkim olduğu, değişik şekillerde yerleştirilen mendiller, altın kol düğmeleri, kravat iğneleri, adının baş harflerinden oluşan armalı ipek fularlar; siyah-beyaz kumaş ya da deri, bazen kürklü eldivenler; siyah, kahve, kemik rengi değişik ağaçlardan baş tarafı oltu veya lüle taşından yapılmış bastonlar ile köstekli saatler, sigaralıklar olmazsa olmaz aksesuarlarındandır.

Sen resimlerinde tüm kainata zarifçe gülümsersin, bizse…

Aydan Gündüz

Kaynak :
ATATÜRK’ÜN GİYSİ TERCİHLERİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
DENEMESİ
KADRİYE TÜRKAN

Atatürk ve Moda

She and Girls Mayıs 2020 Sayısı Gençlik Dergisi Girls Hediyesiyle Dergiliklerde!