Kariyerde Çoklu Dilin Önemi

Yıllarını bir çocuğun gelişim ve öğrenme sürecine adayan Çoklu Dil Eğitmeni Şeyda Yılmaz ile dil eğitiminin önemini ve tüm süreçlerini konuştuk. Şeyda Yılmaz Çoklu Dil Eğitmeni

She and Girls Dergisi, Moda Dergisi, Alışveriş Dergisi.

Instagram Hesabımız

Şeyda Hanımın kendine hitaben kurduğu bu cümleler bizleri oldukça etkiledi. “Geçmişteki Şeyda’yı gelecekten tebrik ediyorum, her zaman tüm yatırımları genç yaşından itibaren hep okumaya, öğrenmeye adadın, en çok da kendine yatırım yaptın. Eleştirilere kulağını kapadın ve inandığın yolda yürüdün, en zor kararların içinden geçtin, ama hep dimdik durdun, önsezilerin her yaşta doğruymuş. İyi ki kendine hep inanmışsın ve hep bildiğini okumuşsun. Tavsiyeye ihtiyacın yok yoluna devam et yeter! Denemeye devam et, tutkularının peşinden git! Hayalini kurduğun her şey gelecekte gerçekleşecek!” Başarılarınız daim olsun Şeyda Hanım.

“Sevgi dolu ve saygılı bir birey sorunları bile yumuşatarak, sevgi diliyle anlatır.”

Röportaj: Banu Çelik

Şeyda Yılmaz Çoklu Dil Eğitmeni She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Şubat 2026

Öncelikle sizi yakından tanımak isteriz. Şeyda Yılmaz kimdir, İngilizce ve Almanca öğretmeni olmaya giden yolculuğunuz nasıl başladı?
Herkese merhaba! Ordu’da doğan, Bulgar –Slovak göçmeni bir ailenin ilk çocuğuyum. Kısa hikayeler yazmayı, yeni diller öğrenmeyi, tango yapmayı, resim ve heykel yapmayı çok severim. Her yeni bilgi yeni bir ilham demektir benim için. Bilginin getirdiği, yenilenme, değiştirme, dönüştürme hissine hayranım. İngilizce –Almanca öğretmeni olma yolculuğum küçüklüğümde başladı. Çok küçük yaşlarda aynanın karşısında duyduğum farklı dillerin kelimelerini tekrar ederdim ve her zaman komşularımın yabancılar olmasını hayal ederdim, onlarla farklı dilleri konuşmak için. Ardından biraz daha büyüyüp ilkokul 5.sınıfa geçtiğimde İngilizce dersinin müfredata dahil olduğunu öğrendiğim gün heyecan ve mutluluktan uyuyamamıştım. Çocukların geleceği hissetmek gibi özelliği vardır, belki de kim bilir…

Bu yeni tutkumun peşinden giderken, Raif amca benim için çok güzel bir örnek oldu, kendisi 7-8 dili çok iyi bilen bir dilbilimcidir. Onun babama verdiği kasetli İngilizce eğitim seti, dayımın getirdiği dergiler ve babamın dolabında sakladığı gizlice baktığım Japonca kitapları evde bulduğum ilk önemli materyallerdi. Lise yıllarımı sürekli İngilizce klasik kısa hikayeler okuyarak, her hafta Newsweek alarak, İngilizce şarkı sözü defteri yaparak, sürekli o şarkıları söyleyerek, günümüzde kapanan önemli müzik kanallarını izleyerek, Thalia-Shakira’nın albümlerini dinleyerek, kardeşim Eda ve Şeniz’e İngilizce öğreterek, hatta sınav yaparak, farkında olmadan öğretmenliğin temelleri o yıllarda atılmıştı. Eğitim hayatım boyunca hiç zorlanmadan dil öğrendiğim için, yabancı dil benim için biçilmiş kaftandı, dile yatkınlığımın çevremdeki insanlarda yarattığı hayranlık ve şaşkınlık da beni cezbetmedi desem yalan olur. Üniversite eğitimimi tamamladıktan sonra edindiğim dillerimi öğrenci iken, sosyal projelerle çocuklara öğreterek ve yabancı dil kursunda çalışarak öğretmenlik yolculuğuma başladım.

Eğitim alanında istikrarlı bir kariyer inşa etmek kolay değil. Sizi bu yolda en çok motive eden şey nedir?
İşime olan aşkım her zaman beni motive etti, işimi her zaman hobi olarak gördüm. İnsan hobisini yaparken nasıl enerjik ve motive oluyorsa ben de her zaman kendimi mutlu ve motive hissettim. 11 saat ders bile anlatsam, iş yerimden hep mutlu çıktım. Aslında çocuklar ayrı yetişkinler ayrı motive edici. 2,5 yaşındaki bir çocuktan 63 yaşındaki bir yetişkine kadar yıllardır her yaş grubuna eğitim veriyorum. Artık bir psikolog gibi kimin ne hissettiğini ne istediğini çok iyi anlıyorken buluyorum kendimi. Binlerce insanla çalıştıktan sonra, iletişimi sevdiğinizde ve mesleğinizin en önemli parçası olduğunda böyle oluyor. Karşınızdaki öğrenciyi doğru ve iyi analiz ettiğinizde pozitif geri dönüşler size katlanarak geliyor. Çocukların sevgisi inanılmaz, bilgisayarınızın kenarına bıraktıkları minik çiçekler, bisküviler, beni çizdikleri resimler, kalpler, hayali olarak düğünümü, gelinliğimi bile çizmeleri, sürekli sarılmaları, kıyafetlerime, tarzıma hayranlıkları. Artık bir tür ünlüsünüz, idolsünüz onların gözünde. Bu durumda sorumluluğunuz artıyor. Bana ait bir sözümü paylaşmak isterim “Öğretmenler çocukların okuldaki anneleridir.” Lise grubu da ilk aşklarını, aşk acılarını, kariyer seçimlerindeki zorlukları, aileleriyle paylaşamadıkları sevinçleri ve hayal kırıklıklarını sizinle paylaşıyorlar. Bu aşamada doğru rehberlik ve güven alanı yaratıyorum. Çocuk, genç, yetişkin fark etmeden İngilizce bir diyalogda, metinde, konuşmada hayatı paylaşıyoruz. Zaman içinde en değerli dostlarımı hayata hazırlıyorum. Öğrencilerimin büyük bir kısmıyla yıllardır konuşup, görüşüyorum. Çocukluk anılarında, günlüklerinde yer aldığım öğrencilerim var bunlardan biri Zeynep.

“Sizin sınıfınız bir sınıf değil kocaman bir dünya demişti bana.” Buna inanarak ders öncesi beni arayıp öğretmenim milkshake yapalım mı dedi. Ben de tamam dedim ama nasıl yapacağız diye düşünüyorum. Öncesinde bunu derste konuşmuştuk ama mutfak robotunu getirdiğini nereden bilebilirdim. İzin alıp, öğrencileri toplayıp, manava, markete gidip sınıfta milkshake yaptık. Ses çıktıkça duyuluyor mu diye öğrencileri koridora yolladım. Sonra patronumuza ikram ederseniz sorun olmaz dedim. Nitekim sorun olmadı etkinliğimiz, çektiğimiz video efsaneler, unutulmaz anlar arasına girdi bizim için. Üzerinden 8-9 yıl geçmiştir. Şu an Zeynep de İngilizce okuyor. Öğrenci ve öğretmen olarak yaratıcı ve çılgın yanımızı seviyorum. Sinem, Mücahit, Sergen ve Bahtiyar 10 yıl önceki A2 sınıfımın çok kıymetli öğrencileri ve dostlarım. Birlikte o kadar çok keyifli anılarımız var ki; kamp kurduğumuz, ateşin başında şarkı söylediğimiz günlerden tutun, bisiklet turu, tiyatro etkinlikleri, sahilde yemek yapıp, Sinem’in gitar çaldığı bizim şarkı söylediğimiz anlar. Farklı ülkelerden gelen bisikletçileri ağırlayıp, gezdiğimiz etkinliklerimiz var. Değerli öğrencim ve dostum Sinem Gültaş Karadeniz’in İlk Kadın Uluslararası Taekwondo hakemi unvanına sahip, Mücahit Amerika’ya taşındı, çok cesur ve yetenekli bir girişimci, Sergen askeri alanda, Bahtiyar hizmet sektöründe başarılı oldu. Hepsinin ortak noktası saygılı, muazzam kişilikleri ve İngilizceye olan tutkularını kariyerlerine taşımaları. İngilizceyle bir araya gelip, güzel yollarda buluştuk. Bu şekilde yüzlerce anım ve gerçekleştirdiğim yaratıcı aktiviteler, etkinlikler var. Toplamında anlatmak istediğim motivasyonu sen yaratırsın, ilham sana gelmez, sen ona gidersin. Şu an tüm Türkiye ve dünyanın hemen her yerinde binlerce öğrencim var onların, mutluluğunda, başarılarında en ufak bir katkım varsa mutluluk haneme yazıyorum.

Şeyda Yılmaz Çoklu Dil Eğitmeni She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Şubat 2026

Sosyal medya englishwith.seyda markasını yaratırken nasıl bir vizyonla yola çıktınız?
Bu soruya cevap vermem için kariyer geçmişime yolculuk yapmamız şart. 11,5 yıl Amerikan Kültür Yabancı Dil Kursunda çocuk ve yetişkinlere İngilizce eğitimi verdikten, çeşitli anaokulları, etüt merkezi ve sanat merkezlerinde çalıştıktan sonra, tüm bu tecrübeleri beraberimde getirerek 2023 Haziran ayında sevgili kardeşim Şeniz Yılmaz’la birlikte sayfayı açtık. Kardeşim Şeniz’in, kıymetli Yalçın Gündoğdu’nun ve benim gece gündüz bitmeyen afiş, tasarım ve reklam çalışmalarımızın üzerine eklediğimiz en önemli şey tecrübemiz ve online eğitimin yüz yüze eğitimle birebir aynı kalitede olması ve eğitimlerimi tüm Türkiye ve dünyaya ulaştırmak. Kabul ediyorum yüz yüze iletişimin yarattığı sinerji bambaşka. Âmâ söz konusu olan eğitimse bunu yüz yüze eğitimle aynı kalitede sunma hedefiyle yola çıktık.

Bildiğiniz üzere ‘Zoom’ Online eğitimlerin vazgeçilmez parçası olarak hayatımıza girdiğinde yıl 2020’ydi. Pandemiyle birlikte eğitimin dijitalleşme sürecine girdik. Bu dijitalleşme sürecini englishwith.seyda’da İngilizcenin, Almancanın çocuk ve yetişkinler için eğitim sürecini, dili doğal yoldan, konuşarak öğrenme üzerine kurduk. Dil öğrenme sürecini, dili aktif konuşarak, deneyimleyerek, kendi tecrübe ve dil metotlarımı kullanarak, 4 temel beceriye ama özellikle Konuşma ve Yazma Becerilerine ağırlık vererek işliyorum derslerimizi. Her yıl onlarca eğitim, seminer ve workshop’a katılarak sayfamızı ileri taşımak için çaba harcıyorum. Yabancı dile karşı tüm önyargılarımızı yıkarak, tecrübeyle, modern eğitim metotları ve yöntemlerle öğrenciye özel bir eğitim sunuyoruz. Özel ders ve grup derslerimizde öğrencilerimin gelişim sürecini takip ederek, ödev, materyal, rehberlikle titizlikle süreci takip ediyorum. Sayfamız 3.yılına yaklaşırken 20 şehir ve 5 ülkeye ulaştık. Özellikle konuşma kulüplerimiz çok ilgi gördü. Yerli ve yabancı öğrencilerimiz için konuşma kulüpleri düzenledik. Hayallerimiz ve hedeflerimiz ilk günkü sıcaklığı ve heyecanıyla devam ediyor.

Şeyda Yılmaz Çoklu Dil Eğitmeni She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Şubat 2026

Bir eğitimci olarak sizce yabancı dil bilmek bugün kariyer hayatında nasıl fark yaratıyor?
Günümüzde özellikle İngilizce, Almanca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Çince, Japonca gibi iş dünyasında çok önemli popüler dillerden en az iki, üç dil bilmek kariyer hayatınızda sizi tahmin edeceğinizden çok çok ileri götürecektir. Şu an zaten İngilizceyi herkesin en ileri düzeyde bildiğini kabul edersek, öğrenilen diğer diller için İngilizce kaynakları kullanarak, dünyadaki gelişmeleri yakından takip etme imkânı bulabilirsiniz. İyi yabancı dil becerilerine sahip olan biri bulunduğu iş sahasında yurt dışı projelerinin, temsil ettiği markanın yahut iş kolunun her zaman en gözde ve en hızlı ilerleme imkânı olan çalışanı olması kaçınılmaz. Yabancı dil bilen çoğu kişiyi gözlemlediğimde hemen hemen hepsinin yenilikçi, lider ruhlu, farklı hobileri olan, çok okuyan ve araştıran bireyler olduğunun farkına vardım. İster öğrenci olsun ister hiç tanımadığım biri olsun hep aynı özellikleri taşıyorlardı. Zaten herhangi bir iş alanında bu üstün niteliklerin üzerine bir de dil eklendiğinde bu özellikler ilerleyen yıllarda bireyi potansiyeli çok yüksek bir girişimci haline getirebilir. Tüm dünyadaki en başarılı girişimcilerin, yenilikçi kişilerin başarı hikayelerini okuduğunuzda büyük bir çoğunluğu yurt dışında doğmuş, yaşamış yahut bulunduğu ülkede çok ileri düzeyde dil öğrenmiş kişiler, haliyle bu bir tesadüf olamaz.

Kendimden örnek vereyim; herhangi bir makaleyi, haberi yahut bir paragrafı birkaç farklı dilde okuduğumda en basit şekilde bir sürü yeni fikir ve bakış açısı ortaya çıkıyor. Bu kadar farklı düşünmeye, yeniliğe, zihinsel bir tür dansa açık bir zihinle hiç dil bilmeyen birini yan yana getirdiğinizde aradaki fark uçurumdur pek çok anlamda. Düşünsenize farklı ülkelerden yüzlerce insanla konuşuyorsunuz, kitaplardan dahi öğrenemeyeceğiniz tecrübeleri, hayatları, bilgileri saliseler içinde yabancı diliniz sayesinde elde ediyorsunuz, bu muhteşem bir şey. Artı bir başlık açarak yabancı dil öğretmenlerinin kariyerlerinde dilin yerinden bahsedersem bilginin en hızlı aktığı çağdayız en iyinin de iyisi olmak zorundayız. Yapay zekayı aktif kullanıp, eğitime doğru bir şekilde uyarlamamız gerek. Yabancı dil eğitimleri daha da hızla dijitalleşecek, binadan daha çok dijital okullar açılacak. Teknolojiyi en iyi kullanıp, öğrencilerinin kuşak ve bakış açısını en iyi yakalayan en başarılı olacak. Bu çağda kim ne derse desin içi boş, arkası sağlam olmayan bir popülerlik önünde sonunda balon gibi sönecek. İyi, kaliteli, başarılı, istikrarlı öğretmenlerin kıymetinin çok daha iyi anlaşılacağı bir dönem geliyor. Bilgi gerçekten bu kadar fazla sunulduğunda herkes her şeyi bildiğini zannetmeye başlıyor. Bana göre gerçekten bilgili ve kültürlü insan bilgiye ihtiyacı olduğunda doğru bilgiyi bulan ve bu bilgiyi işlevsel hale getiren insan kültürlüdür ama bunun dışında kalan insan satırlara göz gezdirendir.

Şeyda Yılmaz Çoklu Dil Eğitmeni She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Şubat 2026

Pandemi döneminde Türkiye’nin ilk akıllı dijital boyama kitabı projesinde yer aldınız. Bu projede bulunmak size kariyeriniz adına nasıl bir bakış açısı kazandırdı?
Pandemi döneminde özgürlüğümüz elimizden uçup gitmişti, doğanın renklerine hasret her şeyin geçip gitmesini beklerken resim yapmayı çok seven biri olarak bu proje hayatıma gökkuşağı gibi doğdu. Boyama kitabımız hem çocuk hem yetişkinler tarafından kullanılabilirdi ama ana hedefimiz çocuklardı elbette. Çocuklarla çok uzun yıllardır çalıştığım için boyama kitabını tamamlayıp kitabın fotokopilerini çocuklarla buluşturduğumda aldığım tepkiler inanılmazdı. Bu sefer bir ressamın bakış açısıyla öğretmenliği birleştirdim. Bildiğiniz üzere en küçük yaşlardan itibaren çocuklar en çok resim yapmayı sever, aslında bu çocukların kendilerini en özgürce ve iyi ifade ettiği alandır. Projenin ressamlarından biri olarak öğrencilerimle birlikte resim çizdik, benim resimlerimi boyadıklarında yıllardır tanıdıkları öğretmenlerinin başarı elde etmesiyle, onlar da başarmanın, üretmenin istenildiğinde o kadar zor olmadığını gördüler. Bu projedeki tek amatör ressam bendim ama bu projedeydim. Yani başarılı olmak için mükemmel olmaya gerek yoktu, başarı bazen de hatalarımızın içinden doğar. Bana bu cesareti Yulia Alizade verdi, ona yürekten teşekkür ederim. Kendisi profesyonel bir ressam, iyi kalbi ve yaratıcılığıyla sanat sevgimi arşa çıkardı, yolumu aydınlattı. Hatalarımızla çizdiğimiz yollara çiçekler ekelim.

Şeyda Yılmaz Çoklu Dil Eğitmeni She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Şubat 2026

Yulia Alizade’nin imzasını taşıyan ve sosyal etki yaratan bu proje, eğitim ve yaratıcılığın birleşimi açısından sizce neden bu kadar ses getirdi?
Yulia Alizade’nin yaratıcılığı ve önderliğinde çocukları çok seven ve gerçekten çok yetenekli ressamlarla çalışıldığı için projenin bu kadar ses getirmesi oldukça normaldi. Çünkü o yaratım aşamalarında hepimiz bir çocuk ruhuna büründük, resimlerimiz dijital baskıya gitmeden önce siyah keçeli kalem lazım oldu, evde o an bulamadım. Dayımı kırtasiyeye yolladım, pandeminin sokağa çıkmak için en riskli döneminde bir keçeli kalem için dışarı çıkıldı. Evlerimizden çektiğimiz videolarımız birleştirildi, tanıtım videomuz montajlandı, televizyonda yayınlandı. Herkes o kadar büyük bir keyif ve heyecanla üretiyordu, koşturuyordu ki hepimiz birer çocuk kadar yaratıcıydık, neşeli, üretken, hareketliydik. Kitaptaki her bir resim inanılmaz bir sevgi ürünüydü, çocuklar da boya kalemleriyle boyayarak kitabı yeniden yarattılar. Hem kitabın başındaki eğitici bilgileri öğrendiler hem resimleri sorguladılar hem proje ressamlarını merak ettiler hem de resim yapmak için motive oldular. Ben de ressam olacağım diyen çok çocuk vardı. Çocuklar için üretmenin olağanüstü bir enerjisi var. Bu projenin başarı olmasının en büyük sebebi işin içinde çocukların olmasıdır. Çocukların saliseler içinde herkesi çocuklaştırma becerisine ve sihrine bulanmıştık.

Şeyda Yılmaz Çoklu Dil Eğitmeni She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Şubat 2026

Eğitim, teknoloji ve sosyal sorumluluğun kesiştiği projelerde yer almak bir öğretmen için ne kadar önemli? Siz bu dengeyi nasıl kuruyorsunuz?
Eğitim ve teknolojiyi dozunda bir araya getirsek sosyal sorumluluk projeleriyle makul bir şekilde birleştirebiliriz. Eğitim şart cümlesi hepimizin dilinde, peki eğitimi çok yakından deneyimlediğimiz teknolojiye dahil edersek ne olur? Daha çok insanın ilgisini çeker, sosyal sorumluluk projesi başlığına dahil olursa da gönüllülük ve sevgi esasımız olur. Bir öğretmen olarak bu tür projelerde yer almak kesinlikle çok önemli. Özellikle de çocuklar için üretilen bir proje söz konusu olunca hem eğitmen bakış açınızla zaten zihinsel bir süzgeçten geçiriyorsunuz her şeyi otomatik olarak, hem de projenin bakış açısını yüklenerek çok güzel işler ortaya koyabilirsiniz. Yıllarını bir çocuğun gelişim ve öğrenme sürecine adayan tüm öğretmenler için bulunduğunuz alana katkınız muazzam olacak, bakış açınız değişecek ve zenginleşecek. Açıkçası bahsettiğiniz dengeyi kurmak benim için çok zor olmuyor, hedef kitleyi iyi bildiğinizde er ya da geç onlara katkıda bulunacak kısmı çekip alabiliyor ve doğru bir şekilde sunabiliyorsunuz.

Kariyerinin başında olan ve eğitim alanında ilerlemek isteyen genç kadınlara ne söylemek istersiniz?
Bu soruyu meslektaşlarım adına cevaplayacağım. Genç yabancı dil öğretmenlerimizde en yoğun şekilde gözlemlediğim şey kafa karışıklığı ve nasıl ilerlemeliyim arayışı. Hem sosyal hayatımda hem de aldığım online eğitimlere katılan öğretmenlerde bu ikisini net bir şekilde gördüm. Büyük bir çoğunluğu bir mentor, danışman, yol gösterici arıyor. Kıymetli meslektaşlarım şunu unutmayın, sınıfın kapısı kapandığı anda o sınıfın öğretmeni olarak oradasınız, yaptığınız her hata gelecek için büyük bir tecrübe olacak. Belki de o kadar çok tavsiyeye ihtiyacınız yok öncelikle sakin olun, eğitiminiz, önünde sonunda kişiliğiniz, deneyimleriniz ve vizyonunuza göre şekillenecek. Siz neyseniz, eğitiminiz de odur. Başlarda en önemli sorunu sınıf yönetimi, zaman yönetimi ve öğrencilerin ilerlemelerine dahil endişelenme halinde yaşayacaksınız. Hangi alanda çalışırsanız çalışın tecrübeli ya da tecrübesiz, kendinizi her zaman yeterli ve yüksek potansiyelde hissedin. Unutmayın ki sizi acımasız ve kırıcı bir şekilde eleştiren ister bir yönetici ister bir veli ister bir öğrenci olsun sizi kırmayı amaç edindiyse karşınızdaki insan mutsuz bir insan. Cevabınızı karşı tarafa saygı çerçevesinde, uygun bir üslupla verin yeri geldiğinde gülüp geçin.

Unutmayın ki; sevgi dolu ve saygılı bir birey sorunları bile yumuşatarak, sevgi diliyle anlatır. Kariyer yükünüz, çalışma saatleriniz ağır olacak, sorumluluklarınız yönetici-veli-öğrenci arasındaki sevgi ve saygı dengesini çok iyi ve doğru kurun. Mesainizin bir saati var o saatler dışında ulaşılmaz olun. Kurallarınız net ve keskin olsun. Kendinizi çok iyi bir şekilde motive edecek bir hobiniz uğranışınız mutlaka olsun.
Yönetici-veli öğrenci üçgeninde o kadar çok bunaldığınız anlar olacak ki bazen bir çocuğun getirdiği minik bir çiçek, bazen tahtada yazan ‘I love u’ yazısıyla ayağa yeniden kalkacaksınız. Öğretmenlik de tam olarak böyle bir meslek, sizi en iyi benim gibi meslektaşınız anlar. Üzgünüm ama kendinizi yıpratmalarınıza kimse madalya takmayacak, gönüllerde taht kuracaksınız, kimse değer vermiyor gibi hissedeceksiniz ama binlerce insan bir daha sizi asla unutmayacak, gönlünde sizi bir ömür boyu taşıyacak. Eleştirilen o tatilleri o kadar çok hak ediyorsunuz ki bol bol gezin ve öğrencilerinize anlatın. Sizlere sevgilerimi sunuyorum, sorularınız, ricalarınız olursa bana mutlaka ulaşın.

Şeyda Yılmaz Çoklu Dil Eğitmeni She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Şubat 2026

Kendi yolunu çizen bir kadın olarak, bugünkü Şeyda Yılmaz geçmişteki Şeyda’ya hangi tavsiyeleri vermek isterdi?
Hayatın hiçbir alnında pişmanlığı sevmem ve pişman olma hali yerine her şey olması gerektiği gibi olur derim. Geçmişteki Şeyda’yı gelecekten tebrik ediyorum, her zaman tüm yatırımları genç yaşından itibaren hep okumaya, öğrenmeye adadın, en çok da kendine yatırım yaptın. Eleştirilere kulağını kapadın ve inandığın yolda yürüdün, en zor kararların içinden geçtin, ama hep dimdik durdun, önsezilerin her yaşta doğruymuş. İyi ki kendine hep inanmışsın ve hep bildiğini okumuşsun. Tavsiyeye ihtiyacın yok yoluna devam et yeter! Denemeye devam et, tutkularının peşinden git! Hayalini kurduğun her şey gelecekte gerçekleşecek!

Önümüzdeki dönemde sizi heyecanlandıran yeni hedefler, projeler ya da hayaller var mı?
Yakın dönemden bahsedersem 2 gün önce A1 sınıfımız açıldı ve öğrencilerimi çok sevdim, onlar için çok keyifli bir eğitim hazırlardım. Bu yıl boyunca A1-A2-B1-B2 sınıflarımı sıralı olarak, tabi etkileşimin de etkisiyle açmayı planlıyorum. Yazı yahut yıl sonunu da bulabilir, henüz planlama aşamasında olan İspanyolca grup ve özel ders eğitimlerimiz beni şimdiden çok mutlu ediyor. Bunların dışında mevcut dillerimizi ve yeni eklenecek dillerimizi yabancı öğrencilerimize yönelik eğitimlerle de birleştirmeyi çok isterim. Aslında çok fazla hedef, plan, proje hayal var bazıları şimdilik sürpriz olsun. Takipte kalın diyelim!

Instagram: @ englishwith.seyda

She and Girls Kış 2026 Sayısı Çıktı! Kış 2026 Sayımızı ÜCRETSİZ indirerek okuyabilirsiniz!

Şeyda Yılmaz Çoklu Dil Eğitmeni

She and Girls Kış Sayısı 2026 Sayısında Neler Var?

Meryem Sedef: “Çocuklarınızın Sessizliklerini Duyun” 

Gül Arslan: “Şifanın Beden ve Zihin Yolculuğu”

Ayşenur Bekaroğlu: “Oyun ve Şefkatle Büyüyen Çocuklar”

Serda Süleymanağaoğlu: “Beslenmeni Değiştir Hayatın Değişsin”

Damla Turan: “Her Adım Bir Fark Yaratır”

Gözde Şenkal: “Yüzünüze Dokunan Renkler Işıktır”

Jana Weshahi Dalgıç: “Çocuklarınızın Duygularına Alan Açın”

Aslı Gölen Güven: “Gerçek Anlamda Nefes Alın”

Gamze Aksoy: “Cildinize Özen Göstermek Lüks Değil”

Aysu Bilgin: “İş Dünyasında Güçlü Kılavuzunuz: AYSU BİLGİN”

Gülcan Akdere: “Kendi Ritminizin Lideri Olun”

Handan Sağlam: “Bilgiyi Kullanma Yolunu Öğrenin”

Gülben Aykaç: “Mandala ile Cesaretinizi Ortaya Çıkarın”

Aysel Merve Kuş: “Havacılık Global Bir Ekosistem”

Mihriban Koca: “Yaşadıklarınızı Fark Edin”

Maren Şahin: “Premium Dünyada Fark Yaratın”

Alev Şahin: “Kaş Tasarımı Sanattır”

Sevgi Uçar:” Mimaride Zamansız Şıklık: Maisse Architects”

Ezgi Yücer: “Az Zamanla Çok Sen”

Çiğdem Feride Cerrah: “İçindeki Gücü Uyandır”

Gamze Kulaksız:” Kendinizi Duymaya İzin Verin”

Sibel Akpınar:” Gayrimenkulde Lüksün Tanımı”

Mina Çetin: “Dil Öğrenmek Bir Yolculuktur”

Candan Yazıcı:” Nefesle Bedeninizin Sesini Dinleyin”

Zeynep Sapan: “Gülümsemeniz İmzanızı Taşır”

Berna Gedik Asal:” Kalbinizin Fısıltıları Tesadüf Değildir”

Burcu Bal: “Rüyalarınızın Mesajlarını Çözün”

Seyran Aydoğdu: “Hiçbir Şey Kendimizden Değerli Değil”

Suğra Şişman: “Fırçalarda Zamanın İzleri”

Çiğdem Nur Birsayı:” Dünyayı Farkındalık Kurtaracak”