Sanatı her kültürde aynı duyguları anlatabilecek bir dil olarak gördüğünü, eserlerine küresel ısınma, seller, yangınlar, doğa ve hayvanları yansıtmasının nedenini doğanın farkındalığını arttırmak olarak belirten Doku Sanatçısı Pelin Toğrul sizlerle. Pelin Toğrul Ressam Doku Sanatçısı
She and Girls Dergisi, Moda Dergisi, Alışveriş Dergisi.
“Doku sanatı tekniğini daha fazla izleyiciyle tanıştırarak sanatın sadece görsel değil tüm duyulara hitap ettiğinde algısının çok daha derin olduğunu anlatmak istiyorum. Kısaca doku sanatı denildiğinde akla gelen sanatçılardan biri olmak, çalışmalarımın önemli koleksiyonlarda yer alması ve izleyiciyle daha derin bir bağ kurması en büyük hedeflerim arasında.”
“Doğanın sakinleştirici gücünü vurgulayarak doğa sevgisini tekrar hatırlatmak en büyük amacım. Binalarla grileşen dünyamızda, doğanın korunması ve tekrar canlandırılması için dikkat çekmek istiyorum.”
Röportaj: Banu Çelik

Pelin Toğrul Ressam Doku Sanatçıs She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Ağustos 2026
She and Girls okurları için sizi biraz tanıyabilir miyiz? Sanata olan ilginiz nasıl başladı ve bugün sizi Pelin Toğrul yapan yolculuk nasıl şekillendi?
Ben Pelin Toğrul, 1982 İstanbul doğumluyum. Orta okulu Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesi’nde, liseyi de 8 yıllık eğitimin başlamasıyla Robert Kolej’de okudum. Koç Üniversitesinde Ekonomi eğitimi aldıktan sonra 12 sene farklı sektör ve bölümlerde kurumsal tecrübelerim oldu. En son iş deneyimimde yaratıcı ve kalıcı olmanın benim için daha motive edici olduğunu fark edip yeni baştan eğitim sürecime devam etmeye karar verdim. Daha fazla zaman kaybetmemek için 2014 yılında LaSalle College İstanbul’da İç Mimarlık eğitimi mülakatlarına katıldım ve hızlandırılmış bir programla 2017’de iç mimarlık diplomamı aldım. Benim sanata eğilimim bu dönemde ortaya çıktı diyebilirim. Zevk alarak öğrendiğim bilgileri aynı zamanda projelerde uygulayarak yaratıcı yönümü çıkarabildiğimi görmek beni çok heyecanlandırdı. İç mimarlıkla devam edeceğimi düşündüğüm kariyerim 2018’de anne olmamla ve sonrasında da çıkan pandemiyle sekteye uğradı. Çalışma hayatına ancak 2022’de kızımın okula başlamasıyla geri dönmeye karar verdim. Hiç tecrübe edinmeden iç mimarlığa geri dönüş beni düşündürürken bir gün dokularla bezenmiş bir duvar gördüm ve eğitimini almaya karar verdim. Mimari projelere uygulayabileceğimi düşünerek aldığım duvar sanatı eğitimiyle evde sadece deneme olarak yapmış olduğum kontrplak tablolar, 2022’de katıldığım bir sergiyle sanatsal boyut kazandı ve bugün sergilerde fuarlarda gördüğünüz Pelin Toğrul’u ortaya çıkardı.
Uzun yıllar kurumsal hayatta çalıştıktan sonra sanat alanına yöneldiniz. Bu değişimi yapmanıza neden olan dönüm noktası neydi?
Bu değişim aslında çalışma hayatımın tek düze, geçici ve görünmez olmasının bir sonucu diyebilirim. Her zaman yaptığım işin tam ve eksiksiz olmasına çalışırken çabamın görülmemesi, takdir edilmemesi ve en rahatsız edici kısmı da kalıcı olmaması beni demotive ediyordu. Ne zaman ki bu artık benim sağlığımı ve psikolojimi bozmaya başladı, işte o gün büyük bir mutlulukla kurumsal hayatıma son verdim.

Pelin Toğrul Ressam Doku Sanatçıs She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Ağustos 2026
Eserlerinizde doğanın izlerini güçlü bir şekilde görüyoruz. Doğa sizin için bir ilham kaynağından öte ne ifade ediyor?
Doğa benim huzur bulduğum yer. Temiz hava, temiz kokular, cıvıltılar, yeşillik, mavilik vb. bunlar içimi huzurla dolduruyor. İstanbul’daki her geçen gün artan binaların arasında geçen koşturma ve stresli yaşamın içinde bir özlem diyebilirim. Bu yüzden ana temam, ilham kaynağım doğa. Herkesin bildiği, huzur bulduğu ama günlük yaşamda unuttuğu doğamıza önem göstermemiz gerektiğini izleyiciye anlatmak istiyorum. Küresel ısınma, seller, hortumlar, hava ve deniz kirliliği, nesli tükenen hayvanlar bunları düşünerek doğamıza saygı göstermemiz gerektiğini vurguluyorum çünkü bu şekilde devam etmemiz dünyamızın sonunu getireceğini düşündürüyor.
Çalışmalarınızda dokuya özel bir önem veriyorsunuz ve izleyiciyi yalnızca görsel değil, dokunsal bir deneyime de davet ediyorsunuz. Bu yaklaşımın çıkış hikâyesini anlatır mısınız?
Bu yaklaşım aslında benim bir tablo veya sanatsal herhangi bir çalışmaya karşı içimden gelen duygunun dışa vuruşundan kaynaklanıyor. Dokunarak sanki kendimi daha çok o çalışmanın içinde hissediyorum. Bir heykele dokunup hatlarını algılamak daha gerçekçi geliyor mesela ya da bir tablonun renklerinin içinde boya katmanlarını, geçişlerini hissederek kayboluyorum. Aslında mümkün olsa çalışmaları tüm duygularımızla algılamamız gerektiğine inanıyorum, sadece doku değil. Bu yüzden sergi ve fuarlarda sadece görsel değil, dokunsal, işitsel ve kokusal duyulara da vurgu yapmaya çalışıyorum.

Pelin Toğrul Ressam Doku Sanatçıs She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Ağustos 2026
İç mimarlık eğitiminizin sanat üretimlerinize nasıl bir katkısı oldu? Mekân, form ve estetik algınız eserlerinize nasıl yansıyor?
İç mimarlık eğitimiyle kendimi tekrar tanıdım. Hep istediğim ama hiç üzerinde durmadığım yaratıcı ve estetik duygularımın varlığını hissettim. Kara kalem çizimlerden, renklendirmeye, kullanılacak malzemenin geometrisi, sıcaklığı ve rengiyle mekâna katacağı etkisi, bunların hepsi, benim kompozisyon yaratmamda etkili oluyor. Özellikle son yaptığım pencere ve kapı çalışmalar serisi bir mekânın içeriden dışarıya derinliğini ön plana çıkarıyor. Diğer çalışmalarımda da farklı perspektifler kullanarak estetik ve doğal bir görüntü vermeye çalışıyorum.
Sergilerinizde farklı kültürlerden sanatseverlerle bir araya geliyorsunuz. Sanatın evrensel dili hakkında neler düşünüyorsunuz? Özellikle yurt dışındaki izleyicilerden aldığınız geri dönüşler sizi nasıl etkiliyor?
Sanat bana her kültürde aynı duyguları anlatabilecek bir dil gibi geliyor çünkü duygular değişmez, insani ve evrenseldir. Değindiğim konu küresel ısınma, seller, yangınlar, doğa, hayvanlar vb. her kültürde aynı duygulara bağlanıyor. Ben yurt dışındaki izleyicilere çalışmalarımı anlatırken onlarla aynı duyguları paylaştığımın farkına varabiliyorum. Doğaya özen göstermemiz gerektiğinin tüm Dünya için olduğunun hepimiz farkındayız. Hem konu hem de tekniğim hakkında aldığım geri dönüşler beni daha çok motive ediyor ve yalnız olmadığımı hissediyorum.

Pelin Toğrul Ressam Doku Sanatçıs She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Ağustos 2026
Bir esere başlarken sizi en çok heyecanlandıran aşama hangisi oluyor? Fikrinizin ilk ortaya çıkışından tamamlanmış bir esere dönüşmesine kadar geçen süreçten bahseder misiniz?
Öncelikle bir çalışmaya nasıl başladığımdan bahsetmek istiyorum. Bir süredir seri olarak çalışmaktan keyif alıyorum. Bunun için doğadan bir konuyu kafamda farklı şekillerde kurguluyorum. Örneğin bir pencereden, aylar içinde doğanın değişimini kendi gördüklerimle şekillendirmeye karar verdim. İlk önce her ayın bana ne çağrıştırdığını düşündüm. Bunların notunu aldıktan sonra pencereyi ölçülerine göre çizip kompozisyon oluşturdum. Renklerin uyumuna göre değişiklikler yapıp son haline getirdim. Benim için asıl heyecanlı bölüm bundan sonra başlıyor. Sıvayla o kompozisyona boyut katmak renklendirmek, gölgelendirmek benim en heyecanlandığım aşama. Hele o kat kat sıvaların üst üste kullanılması, çıkacak çalışmayı benim için daha heyecanlandırıcı hale getiriyor. Bazen ilk başta kurguladığım kompozisyonun bile dışına çıkmama sebep oluyor, daha fazla detaya girebiliyorum, daha fazla katman veya renk kullanabiliyorum. Sonunda da derinlik vermesi için katmanları ön plana çıkarıp vernikliyorum. Benim bu sürecim anlattığım kadar kısa bir sürede olmuyor maalesef, diğer katmana geçebilmem için o bahsettiğim her katmanın kurumasını ve sonrasında zımparalanıp boyasının da kurumasını beklemem gerekiyor. Bu süreç beni sabırsızlandırsa da beklemek de ayrı bir keyif, heyecan ve her katmanda çalışmanın gelişimini değerlendirmeme sebep oluyor.

Pelin Toğrul Ressam Doku Sanatçıs She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Ağustos 2026
Sanat yolculuğunuzun bundan sonraki döneminde gerçekleştirmeyi hayal ettiğiniz projeler veya ulaşmak istediğiniz yeni hedefler neler?
Yaptığım çalışmaların daha fazla görünürlüğünü ve bilinirliğini sağlamak hala en büyük hedefim. Doku sanatı tekniğini daha fazla izleyiciyle tanıştırarak sanatın sadece görsel değil tüm duyulara hitap ettiğinde algısının çok daha derin olduğunu anlatmak istiyorum. Kısaca doku sanatı denildiğinde akla gelen sanatçılardan biri olmak, çalışmalarımın önemli koleksiyonlarda yer alması ve izleyiciyle daha derin bir bağ kurması en büyük hedeflerim arasında. Uzun vadede ise doku sanatı alanında kendine özgü bir dil oluşturmuş ve bu alana katkı sağlamış bir sanatçı olarak anılmayı hedefliyorum. Doğanın sakinleştirici gücünü vurgulayarak doğa sevgisini tekrar hatırlatmak en büyük amacım. Binalarla grileşen dünyamızda, doğanın korunması ve tekrar canlandırılması için dikkat çekmek istiyorum. Doğanın yok olduğu yerlerde ise yaşanılan yere en azından doğanın sakinliğini hissettirmesi için binalara doku ve renk katarak güzelleştirmek hayal ettiğim bir proje olabilir.
She and Girls Yaz 2026 Sayısı Çıktı! Yaz 2026 Sayımızı ÜCRETSİZ indirerek okuyabilirsiniz!
Pelin Toğrul Ressam Doku Sanatçısı
She and Girls Yaz Sayısı 2026 Sayısında Neler Var?
Konuşan Kadı: Yağmur Yumurtacı
Ebru Say: Geleneksel Zanaatın Estetik Dönüşümü
Gülçin Başdeğirmen: “Doğum Haritası Bir Bütündür”
Feyza Caniklioğlu Çanakcı: “Bedeninizde Umutlu Çocuklar Yaşatın”
Sevil Tümkaya: İhtiyaca Göre İngilizce Eğitimi
Harika Sancı: “Kusursuz Ebeveynlik İhtiyaç Değil”
LouMoe: İnanç, Zarafet ve Hatırlayışın Hikâyesi
Ayfer Aydın: “Sağlıklı Bir Cilt Düzenli Bakımla Oluşur”
Hande Yıldız: Bir Dilin Peşinden Madrid’e Uzanan Hikâye
Nil Keskin: “Yeni Dünya’da En Yüksek Titreşim: Özgünlük”
Sezen Özen: “Mali Müşavirlik Sayılardan İbaret Değildir”
Ayris Salcan: İş Dünyasında Güçlü Duruş
Ekin Koşak: “İmza Hücrenizi Tanıyın”
Mine Baş: Mindful Movement Kişisel Egzersiz Eğitmeni
Nihal Sert: Sporda Cinsiyet Eşitliği
Pınar Yıldırım: Pino’nun Ekşi Mayası
Aylin Özer Tepe: “Duygularınızı Müzikle Güçlendirin”
Betül Varel: Medyada Güçlü Duruş
Sevdanur Uslu: Dil Eğitimi ve Yurt Dışı Planlama Merkezi TalkyOnline
