TRT Mesleki Ciddiyetin Okulu

“On parmağında on marifet” sözünü tanımlayan, Spiker Yazar, Sunucu, Eğitmen Arzu Yılmaz Dağdemir’i tanımak bizleri çok mutlu etti. Kitapları uluslararası ödüllere layık görülen, bu güçlü birikimlerini öğrencilerine aktaran Türkiye’nin değerli isimlerinden birini sizlerin de tanımanızı isteriz. Arzu Yılmaz Dağdemir Sunucu Yazar

She and Girls Dergisi, Moda Dergisi, Alışveriş Dergisi.

Instagram Hesabımız


“Emanet”in Dublin’de Avrupa birinciliğine uzanan yolculuğu, hem de bu başarının iki yıl üst üste gelmesi, benim için çok kıymetliydi. Aden’in Ölü Kadınları”nın Stockholm Nobel Müzesi Dijital Kütüphanesi’nde sergilenme hakkı kazanması da bu yolculuğun benim için en özel duraklarından biri oldu.”

“Spikerlik, sunuculuk, seslendirme, dublaj, eğitmenlik ve yazarlık… Aslında bunların hiçbirini birbirinden ayrı görmüyorum. Hepsinin temelinde aynı şey var; sözü doğru kurmak ve insana ulaştırmak.”

“Teknoloji geliştikçe kelime dağarcığımızın daralmasına izin vermemeliyiz. Hızlı iletişim uğruna Türkçeyi birkaç kelimeye, kısaltmaya ve kalıp ifadeye sıkıştırırsak kaybettiğimiz yalnızca dil olmaz; düşünme biçimimiz de fakirleşir.”

Röportaj: Banu Çelik

Arzu Yılmaz Dağdemir Sunucu Yazar Eğitmen She and Girls Dergisi Ağustos 2026

Sizi tanıyabilir miyiz? Medya yolculuğunuz nasıl başladı?
Benim mikrofonla yolculuğum 1991-1992 yıllarında, Türkiye’de özel radyoların yeni yeni yayın hayatına başladığı dönemde başladı. Lise sonrasında bir yandan teknik masada program akışını yürütüyor, bir yandan da mikrofon başına geçiyordum. Ama hedefimde hep TRT vardı. Çünkü bizim kuşağımız için TRT yalnızca bir kurum değil; Türkçenin, yayıncılık disiplininin ve mesleki ciddiyetin okuluydu. Edebiyatla bağım ise çok daha eski. Lise yıllarında kompozisyon yarışmalarında dereceler alırdım. Sonrasında edebiyat eğitimi aldım, ardından işletme okudum. Ama hangi işi yaparsam yapayım kelimeler ve mikrofon hep hayatımın merkezinde kaldı. Spikerlik, sunuculuk, seslendirme, dublaj, eğitmenlik ve yazarlık… Aslında bunların hiçbirini birbirinden ayrı görmüyorum. Hepsinin temelinde aynı şey var; sözü doğru kurmak ve insana ulaştırmak.

Yapay zekâ medya dünyasını hızla değiştiriyor. Siz bu dönüşümü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yapay zekâ doğru kullanıldığında çok güçlü bir yardımcı. Buna karşı çıkmak yerine onu tanımak, doğru kullanmayı öğrenmek gerektiğini düşünüyorum. Ancak mesele insan sesine, sanatçı emeğine ve fikrî haklara geldiğinde sınırların çok net çizilmesi gerekiyor. Bugün yapay zekâ sistemlerinin kullandığı ses arşivlerinin temelinde yıllarca mikrofon başında emek vermiş sanatçılar var. Bir sanatçının sesini izinsiz kopyalamak, onun emeğini ve kimliğinin bir parçasını izinsiz kullanmaktır. Ben de kendi sesimin izinsiz kullanıldığını fark ettiğimde bunun tespiti ve hukuki boyutuyla ilgili süreci önemserim. Bir başka mesele de dil. Teknoloji geliştikçe kelime dağarcığımızın daralmasına izin vermemeliyiz. Hızlı iletişim uğruna Türkçeyi birkaç kelimeye, kısaltmaya ve kalıp ifadeye sıkıştırırsak kaybettiğimiz yalnızca dil olmaz; düşünme biçimimiz de fakirleşir.

Arzu Yılmaz Dağdemir Sunucu Yazar Eğitmen She and Girls Dergisi Ağustos 2026

Yoğun bir kariyerin yanında özel yaşamınızda nasıl bir denge kuruyorsunuz?
Hayatta yalnızca mesleki kimliğimle var olmadım. Ben aynı zamanda eşim, anneyim, dostum. Evimi, soframı, ailemle geçirdiğim zamanı ve dostluklarımı önemsiyorum. Emekli oldum ama üretmekten emekli olmadım. Eğitimler, seslendirmeler, yazılar, şiirler, kültür-sanat etkinlikleri hayatımda devam ediyor. Sanırım benim dengem de burada; hayatın hiçbir tarafını diğerine tamamen feda etmemek.

“Emanet” ve “Aden’in Ölü Kadınları” sizin için nasıl bir anlam taşıyor?
“Emanet” benim için yalnızca bir şiir değil. Çanakkale’de o toprağa bastığımda hissettiğim şeyin kelimelere dönüşmüş hâli. Orada yürürken toprağa basmaya bile çekindiğimi hatırlıyorum. Çünkü insan, altında nasıl bir hikâye ve nasıl bir fedakârlık olduğunu bildiği bir toprağa aynı şekilde basamıyor. “Emanet”in Dublin’de Avrupa birinciliğine uzanan yolculuğu, hem de bu başarının iki yıl üst üste gelmesi, benim için çok kıymetliydi. “Aden’in Ölü Kadınları” ise bambaşka bir yolculuk. Kitaptaki Ziynet karakteri yayımlandıktan sonra farklı siyasi çevrelerden insanların onu kendilerine ait görmeleri beni çok düşündürmüştü. Ben Ziynet’i yazdım; ama okuyan herkes kendi Ziynet’ini gördü. Sanırım edebiyatın gücü de burada. Siz bir hikâye anlatırsınız ama o hikâye okurun hafızasında başka hayatlarla birleşir. “Aden’in Ölü Kadınları”nın Stockholm Nobel Müzesi Dijital Kütüphanesi’nde sergilenme hakkı kazanması da bu yolculuğun benim için en özel duraklarından biri oldu. Yazdığınız bir hikâyenin kendi coğrafyanızdan çıkıp başka ülkelerde karşılık bulduğunu görmek, bir yazar için çok değerli.

Uzun yıllardır diksiyon, spikerlik, etkili konuşma ve seslendirme alanlarında eğitimler veriyorsunuz. Sizce bugün bu mesleklerde başarılı olmak isteyen gençlerin kendilerine mutlaka katmaları gereken en önemli özellikler nelerdir? İyi bir sesin ötesinde onları başarıya taşıyan temel unsur sizce nedir?
İyi bir ses avantajdır ama tek başına hiçbir şey ifade etmez. Bu mesleklerde asıl mesele o sesi nasıl kullandığınız, ne söylediğiniz ve söylediğiniz şeyin altını ne kadar doldurabildiğinizdir. Doğru nefes, artikülasyon, vurgu ve tonlama öğrenilebilir. Fakat insanın kendisini beslemesi gerekir. Okumayan, kelime hazinesini geliştirmeyen, dünyayı takip etmeyen biri yalnızca güzel bir ses olarak kalır. Öğrencilerime sürekli kayıt almalarını ve kendi seslerini dinlemelerini söylerim. Çünkü insan kendi hatasını duymayı öğrendiği anda gelişmeye başlar. Disiplin, sabır ve tekrar bu işin vazgeçilmezidir. Bir spikerin en güçlü makyajı düzgün Türkçesidir. En güçlü aksesuarı ise bilgi birikimidir.

Arzu Yılmaz Dağdemir Sunucu Yazar Eğitmen She and Girls Dergisi Ağustos 2026

Uluslararası ödüller, yetiştirdiğiniz öğrenciler, kaleme aldığınız eserler ve yıllara yayılan başarılı bir kariyer… Bugün geriye dönüp baktığınızda sizi en çok gururlandıran an hangisiydi? Peki, önümüzdeki dönemde okurlarınızı ve takipçilerinizi heyecanlandıracak yeni projeleriniz var mı?
Tek bir an seçmek benim için zor. Uluslararası bir platformda eserinizin ödüllendirilmesi elbette büyük bir mutluluk. Kitabınızın başka ülkelerde karşılık bulması da öyle. Ama yıllar sonra bir öğrencimin karşıma çıkıp “Hocam, sizin öğrettiğiniz bir şey meslek hayatımı değiştirdi.” demesi de en az bir ödül kadar kıymetli. Geriye dönüp baktığımda beni asıl gururlandıran şey, bütün bu alanlarda iz bırakabilmiş olmak. Mikrofon başında, sınıfta, sahnede ya da bir kitabın sayfalarında… Önümüzdeki dönemde de durmaya pek niyetim yok. Yeni eğitim programları üzerinde çalışıyorum. Seslendirme ve dublaj alanında yeni çalışmalarım var. Şiir dinletilerini farklı projelerle yeniden sahneye taşımak ve yazmaya devam etmek istiyorum.
Çünkü benim için üretmek bir çalışma biçimi değil, hayatla kurduğum ilişkinin kendisi.

She and Girls Yaz 2026 Sayısı Çıktı! Yaz 2026 Sayımızı ÜCRETSİZ indirerek okuyabilirsiniz!

Arzu Yılmaz Dağdemir Sunucu Yazar

She and Girls Yaz Sayısı 2026 Sayısında Neler Var?

Konuşan Kadı: Yağmur Yumurtacı                                                                

Ebru Say: Geleneksel Zanaatın Estetik Dönüşümü                              

Gülçin Başdeğirmen: “Doğum Haritası Bir Bütündür”                         

Feyza Caniklioğlu Çanakcı: “Bedeninizde Umutlu Çocuklar Yaşatın”

Sevil Tümkaya: İhtiyaca Göre İngilizce Eğitimi                                      

Harika Sancı: “Kusursuz Ebeveynlik İhtiyaç Değil”                               

LouMoe: İnanç, Zarafet ve Hatırlayışın Hikâyesi                                                 

Ayfer Aydın: “Sağlıklı Bir Cilt Düzenli Bakımla Oluşur”                       

Hande Yıldız: Bir Dilin Peşinden Madrid’e Uzanan Hikâye                

Nil Keskin: “Yeni Dünya’da En Yüksek Titreşim: Özgünlük”          

Sezen Özen: “Mali Müşavirlik Sayılardan İbaret Değildir”            

Ayris Salcan: İş Dünyasında Güçlü Duruş                                                            

Ekin Koşak: “İmza Hücrenizi Tanıyın”                                                    

Mine Baş: Mindful Movement Kişisel Egzersiz Eğitmeni               

Nihal Sert: Sporda Cinsiyet Eşitliği                                                    

Pınar Yıldırım: Pino’nun Ekşi Mayası                                                 

Aylin Özer Tepe: “Duygularınızı Müzikle Güçlendirin”                

Betül Varel: Medyada Güçlü Duruş                                                  

Sevdanur Uslu: Dil Eğitimi ve Yurt Dışı Planlama Merkezi TalkyOnline