Sınırlarınızı Belirleyin

Psikoloji, pedagoji alanlarındaki uzmanlığı ile ses getiren Psikolog, Şair, Yazar Bənövşə Mahmudqızı, çocuk yaşlarda keşfettiği içsel döngüsünü profesyonel hayata taşımasını anlattı. Psikolog Şair Yazar Bənövşə Mahmudqızı

She and Girls Dergisi, Moda Dergisi, Alışveriş Dergisi.

Instagram Hesabımız

“Çocuk gelişimi açısından güvenli ve sağlıklı bir bağlanma, çocuğun duygusal gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Çocuğun kendisini güvende hissetmesi, duygularının görülmesi ve bakım veren kişi tarafından kabul edilmesi; ilerleyen dönemlerde benlik algısı ve kişilerarası ilişkileri açısından da önemli olabilir.”

“Şiirin ve sanatın psikolojik açıdan destekleyici bir işlevi olabilse de, bunları profesyonel psikolojik tedavinin yerine koymamak gerekir. Ben şiiri daha çok insanın kendisine yaklaşmasını sağlayan bir ifade ve farkındalık alanı olarak görüyorum.”

“İnsan yalnızca davranışlarından ibaret değildir; yaşadığı deneyimleri nasıl anlamlandırdığı, hangi düşüncelere sahip olduğu ve bunların onda nasıl duygusal karşılıklar oluşturduğu da önemlidir.”

Röportaj: Banu Çelik

Psikolog Şair Yazar Bənövşə Mahmudqızı She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Eylül 2026

Öncelikle sizi kendi sözlerinizle tanıyabilir miyiz? Psikoloji, pedagoji ve şiirin bir araya geldiği mesleki ve kişisel yolculuğunuz nasıl başladı?
Kendimi, insanı anlamaya ve onun iç dünyasına farklı pencerelerden bakmaya çalışan bir psikoloji ve pedagoji alanı çalışanı, aynı zamanda şair ve yazar olarak tanımlıyorum. Yaratıcılıkla çok küçük yaşlarda, henüz dört yaşındayken tanıştım. Sekiz yaşımda ilk şiirim bir gazetede yayımlandı. Çocukluğumdan beri hassas ve empatik bir yapıya sahibim. İnsanların ne söylediğinden çok, bazen söyleyemediklerinin de önemli olduğunu düşünürüm. İnsanın duygusal dünyası ve davranışlarının arkasındaki nedenler her zaman ilgimi çekmiştir. İlk şiir kitabım “Bənövşə sevgisi” 2012 yılında, henüz 17 yaşındayken yayımlandı. Üniversite yıllarımda psikolojiyle daha yakından tanıştım. Psikolojinin insan davranışlarını, duygularını, düşünce süreçlerini ve bireyin çevresiyle ilişkisini bilimsel yöntemlerle inceleyen bir alan olduğunu gördükçe bu disipline olan ilgim daha da arttı. Pedagoji ise insanın gelişim ve eğitim süreçlerini anlamam açısından benim için ayrı bir önem taşıdı. Zaman içerisinde şiir, psikoloji ve pedagoji benim için üç farklı alan olmaktan çıktı. Hepsinin merkezinde insan olduğunu fark ettim. Bu nedenle bugün yaptığım çalışmaları yalnızca bir meslek olarak değil, insanı anlama yolculuğumun farklı biçimleri olarak görüyorum.

İnsan ruhunu hem bir psikolog olarak gözlemliyor hem de bir şair olarak kelimelere döküyorsunuz. Sizce psikoloji ile şiir arasında nasıl bir bağ var; biri diğerini nasıl besliyor?
Psikoloji ile şiirin buluştuğu temel noktanın “insan” olduğunu düşünüyorum. Psikoloji; insanın duygu, düşünce ve davranışlarını bilimsel yöntemlerle anlamaya çalışır. Şiir ise çoğu zaman insanın anlatmakta zorlandığı duygulara bir dil kazandırır. Biri insanın iç dünyasını açıklamaya çalışırken, diğeri o dünyanın hissedilmesini sağlar. Duygular psikolojinin de önemli çalışma alanlarından biridir. İnsan yalnızca davranışlarından ibaret değildir; yaşadığı deneyimleri nasıl anlamlandırdığı, hangi düşüncelere sahip olduğu ve bunların onda nasıl duygusal karşılıklar oluşturduğu da önemlidir. Şair olarak insanın yaşadığı duygunun inceliklerini gözlemliyorum. Psikoloji ise bana bu gözlemleri daha sistematik ve bilimsel bir çerçevede değerlendirme imkânı veriyor. Dolayısıyla bu iki alan birbirini besliyor. Ayrıca sanatın psikolojik açıdan önemli bir ifade alanı olduğunu düşünüyorum. İnsan bazen yaşadığı duyguyu doğrudan anlatamaz; fakat bir şiirde, bir müzikte veya başka bir sanat eserinde kendisini bulabilir. Bu durum kişinin kendi duygularını fark etmesine ve anlamlandırmasına yardımcı olabilir. Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Şiirin ve sanatın psikolojik açıdan destekleyici bir işlevi olabilse de, bunları profesyonel psikolojik tedavinin yerine koymamak gerekir. Ben şiiri daha çok insanın kendisine yaklaşmasını sağlayan bir ifade ve farkındalık alanı olarak görüyorum.

Günümüzde ailelerin çocuklarıyla ilişkilerinde en çok hangi konuda daha bilinçli olmaları gerektiğini düşünüyorsunuz?
Bence ailelerin öncelikle çocuklarını yalnızca “eğitilmesi ve yönlendirilmesi gereken bireyler” olarak değil, kendi duyguları, düşünceleri ve ihtiyaçları olan ayrı birer insan olarak görmeleri gerekiyor. Çocuk gelişimi açısından güvenli ve sağlıklı bir bağlanma, çocuğun duygusal gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Çocuğun kendisini güvende hissetmesi, duygularının görülmesi ve bakım veren kişi tarafından kabul edilmesi; ilerleyen dönemlerde benlik algısı ve kişilerarası ilişkileri açısından da önemli olabilir. Günümüzde bazı ebeveynler çocuklarının davranışlarını değiştirmeye odaklanırken, davranışın altında yatan ihtiyacı gözden kaçırabiliyor. Örneğin çocuk öfkelendiğinde yalnızca “Neden böyle davranıyorsun?” diye sormak yerine, “Bu davranışın arkasında hangi duygu veya ihtiyaç olabilir?” sorusunu da sormak gerekir. Ben özellikle “dinlemek” kavramının üzerinde duruyorum. Çocuğu dinlemek, onun her söylediğini kabul etmek anlamına gelmez. Dinlemek; çocuğun duygusunu anlamaya çalışmak, onu küçümsememek ve kendisini ifade edebileceği güvenli bir alan oluşturmaktır.

Psikolog Şair Yazar Bənövşə Mahmudqızı She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Eylül 2026

Bugün özellikle kadınların ruhsal dünyasında en sık karşılaştığınız sorunlar neler ve sizce bunun altında hangi nedenler yatıyor?
Kadınlarda özellikle özgüven ve öz değer sorunları, sınır koymakta zorlanma, yoğun suçluluk duygusu, kaygı, tükenmişlik ve sağlıksız ilişki döngüleriyle sık karşılaşıyoruz. Elbette her kadının yaşadığı psikolojik güçlük aynı değildir. Bu nedenle bütün kadınları tek bir psikolojik çerçevede değerlendirmek doğru olmaz. Ancak toplumsal roller, ekonomik koşullar, aile yapısı, ilişki deneyimleri, çocukluk yaşantıları ve bireysel özellikler ruhsal süreçler üzerinde etkili olabilir. Özellikle kadınlardan sürekli fedakârlık yapmalarının beklenmesi, kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atmaları gerektiği düşüncesi ve “iyi kadın” algısının toplumsal olarak belirli kalıplara sıkıştırılması, bazı kadınların kendi ihtiyaçlarını fark etmelerini zorlaştırabiliyor. Kadının kendisini düşünmesi bencillik değildir. Kendi ihtiyaçlarını fark etmek, başkalarının ihtiyaçlarını yok saymak anlamına gelmez. Aksine kişi kendi psikolojik sınırlarını tanıdığında ilişkilerinde daha sağlıklı ve dengeli bir konum oluşturabilir.

Şiir sizin için yalnızca bir sanat alanı mı, yoksa duyguları anlamanın ve iyileştirmenin de bir yolu mu? Yazarken en çok hangi duygulardan ve yaşam deneyimlerinden besleniyorsunuz?
Şiir benim için yalnızca bir sanat alanı değil; insanın kendisiyle karşılaşabileceği özel bir ifade biçimi. Bir duyguyu kelimelere dökmek, onu ortadan kaldırmak anlamına gelmez. Fakat insanın yaşadığı duyguyu fark etmesine, adlandırmasına ve anlamlandırmasına yardımcı olabilir. Psikolojide de duyguların fark edilmesi ve kişinin kendi içsel süreçlerini anlamlandırabilmesi önemli bir yere sahiptir. Çocukluğumdan beri insanları ve onların duygusal tepkilerini gözlemleyen bir yapım oldu. Bu hassasiyetin şair kimliğimin oluşmasında önemli bir etkisi olduğunu düşünüyorum. Şiirin iyileştirici bir tarafı olduğuna inanıyorum; fakat bunu klinik anlamda bir tedavi yöntemi olarak değerlendirmiyorum.

Psikolog Şair Yazar Bənövşə Mahmudqızı She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Eylül 2026

Hem mesleki hem sanatsal yönü güçlü bir kadın olarak, kendi değerini fark etmekte, sınırlarını çizmekte ya da hayatında yeni bir başlangıç yapmakta zorlanan kadınlara ne söylemek istersiniz? Bir kadına söylemek istediğim ilk şey şu olurdu: Kendi değerinizi, başkalarının size verdiği değerle ölçmeyin. Bir insanın sizi seçmemesi, anlamaması, sizin verdiğiniz sevgiyi karşılamaması veya size hak ettiğiniz şekilde davranmaması sizin değersiz olduğunuz anlamına gelmez. İnsan ilişkilerinde en önemli becerilerden biri sınır koyabilmektir. Sınır koymak sevgisizlik değildir. Aksine kişinin hem kendisine hem de karşısındaki insana karşı daha sağlıklı bir ilişki kurabilmesini sağlayabilir. Kadınlara “her şeye rağmen sabretmek” yerine, neyin kendilerine iyi geldiğini ve neyin kendilerine zarar verdiğini fark etmelerini öneriyorum. Her ilişkiyi kurtarmak, her insanı değiştirmek veya herkesi memnun etmek bizim sorumluluğumuz değildir. Yeni bir başlangıç yapmak için hayatınızın kusursuz hale gelmesini beklemek zorunda değilsiniz. Bazen büyük bir değişim, çok küçük bir kararla başlar: Bir sınır koymak, bir “hayır” demek, yardım istemek, kendinize zaman ayırmak ya da artık size zarar veren bir döngüyü sürdürmemeye karar vermek…

Instagram: @banovshamahmudgizi

She and Girls Yaz 2026 Sayısı Çıktı! Yaz 2026 Sayımızı ÜCRETSİZ indirerek okuyabilirsiniz!

Psikolog Şair Yazar Bənövşə Mahmudqızı

She and Girls Yaz Sayısı 2026 Sayısında Neler Var?

Konuşan Kadı: Yağmur Yumurtacı                                                                

Ebru Say: Geleneksel Zanaatın Estetik Dönüşümü                              

Gülçin Başdeğirmen: “Doğum Haritası Bir Bütündür”                         

Feyza Caniklioğlu Çanakcı: “Bedeninizde Umutlu Çocuklar Yaşatın”

Sevil Tümkaya: İhtiyaca Göre İngilizce Eğitimi                                      

Harika Sancı: “Kusursuz Ebeveynlik İhtiyaç Değil”                               

LouMoe: İnanç, Zarafet ve Hatırlayışın Hikâyesi                                                 

Ayfer Aydın: “Sağlıklı Bir Cilt Düzenli Bakımla Oluşur”                       

Hande Yıldız: Bir Dilin Peşinden Madrid’e Uzanan Hikâye                

Nil Keskin: “Yeni Dünya’da En Yüksek Titreşim: Özgünlük”          

Sezen Özen: “Mali Müşavirlik Sayılardan İbaret Değildir”            

Ayris Salcan: İş Dünyasında Güçlü Duruş                                                            

Ekin Koşak: “İmza Hücrenizi Tanıyın”                                                    

Mine Baş: Mindful Movement Kişisel Egzersiz Eğitmeni               

Nihal Sert: Sporda Cinsiyet Eşitliği                                                    

Pınar Yıldırım: Pino’nun Ekşi Mayası                                                 

Aylin Özer Tepe: “Duygularınızı Müzikle Güçlendirin”                

Betül Varel: Medyada Güçlü Duruş                                                  

Sevdanur Uslu: Dil Eğitimi ve Yurt Dışı Planlama Merkezi TalkyOnline