Konuları anlatmanın yanı sıra deneyler ve günlük hayatla ilişkilendiren Kimya Öğretmeni Özlem Altıntaş ile eğitim sistemini konuştuk. İyi ki varsınız öğretmenlerimiz, çok değerlisiniz. Özlem Altıntaş Kimya Öğretmeni
She and Girls Dergisi, Moda Dergisi, Alışveriş Dergisi.
“Konuları mümkün olduğunca günlük hayatla ilişkilendirmeyi, görselleştirmeyi ve gerektiğinde deneylerle somutlaştırmayı seviyorum. Öğrenci bir konunun sadece formülünü ezberlediğinde o bilgi kısa sürede unutulabiliyor. Ama “Bu neden böyle oluyor?” sorusunun cevabını gördüğünde çok daha kalıcı bir öğrenme gerçekleşiyor.”
“Öncelikle öğrencinin seviyesini ve nerede zorlandığını anlamaya çalışıyorum. Çünkü herkese aynı yöntemle kimya öğretilebileceğine inanmıyorum.”
“Deney, öğrencinin pasif olarak bilgiyi dinlemesinden ziyade “Acaba ne olacak?” diye düşünmesini sağlıyor. Bence bilimin başlangıç noktası da tam olarak bu meraktır.”
Röportaj: Banu Çelik

Özlem Altıntaş Kimya Öğretmeni She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Eylül 2026
Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz? Özlem Altıntaş kimdir, eğitim yolculuğunuz ve kimya öğretmenliğine uzanan hikâyeniz nasıl başladı?
Kimya öğretmeniyim ve özellikle TYT–AYT hazırlık sürecinde öğrencilerle çalışıyorum. Kimyaya olan ilgim aslında yalnızca bir ders olarak değil, hayatın içindeki olayları anlamlandırmamızı sağlayan bir bilim dalı olmasıyla başladı. Öğretmenlik yolculuğumda zaman içerisinde şunu fark ettim: Bir öğrencinin “Ben kimyayı yapamıyorum.” demesi çoğu zaman gerçekten yapamadığı anlamına gelmiyor. Bazen doğru anlatım biçimiyle karşılaşmamış, bazen temelindeki küçük bir eksiklik büyümüş, bazen de derse karşı bir önyargı geliştirmiş oluyor. Benim için öğretmenlik de tam burada anlam kazanıyor. Öğrencinin sadece soru çözmesini değil, “Ben bunu artık anlıyorum.” diyebilmesini önemsiyorum.
Kimya, öğrencilerin zaman zaman zorlandığı derslerden biridir. Siz öğrencilerin kimyaya karşı önyargılarını kırmak ve dersi daha anlaşılır, hatta eğlenceli hale getirmek için nasıl bir eğitim yaklaşımı benimsiyorsunuz?
Öncelikle öğrencinin seviyesini ve nerede zorlandığını anlamaya çalışıyorum. Çünkü herkese aynı yöntemle kimya öğretilebileceğine inanmıyorum. Konuları mümkün olduğunca günlük hayatla ilişkilendirmeyi, görselleştirmeyi ve gerektiğinde deneylerle somutlaştırmayı seviyorum. Öğrenci bir konunun sadece formülünü ezberlediğinde o bilgi kısa sürede unutulabiliyor. Ama “Bu neden böyle oluyor?” sorusunun cevabını gördüğünde çok daha kalıcı bir öğrenme gerçekleşiyor.
Bir de öğrencinin hata yapmaktan korkmadığı bir ortam oluşturmak benim için çok önemli. Yanlış yapmak öğrenmenin bir parçasıdır. Bence iyi bir kimya dersinin sonunda öğrenci “Kimya çok zor.” demekten ziyade “Aslında mantığı varmış.” diyebilmeli.
Instagram’daki “kimyaogrenelimm” hesabınızda TYT–AYT kimya bilgilerinin yanı sıra deneylere ve günlük öğretmenlik hayatınıza da yer veriyorsunuz. Sosyal medyayı bir eğitim alanına dönüştürme fikri nasıl ortaya çıktı ve öğrencilerden nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?
“kimyaogrenelimm” hesabını oluştururken amacım kimyayı sadece ders kitabının ve sınıfın içinde bırakmamaktı. Öğrencilerin zaten aktif olarak kullandığı bir platformu aynı zamanda öğrenme alanına dönüştürmek istedim. TYT–AYT konularının yanında deneylere, soru çözümlerine ve öğretmenlik hayatımdan kesitlere yer veriyorum. Çünkü öğrencinin öğretmenini yalnızca tahtada soru çözerken değil, gerçek hayatın içinde de görmesinin iletişimi güçlendirdiğini düşünüyorum. En güzel geri dönüşlerden biri, öğrencilerin bir süre sonra “Hocam bunu sizin videonuzdan gördüm.” ya da “Artık bu konuyu anladım.” diye yazması. Sosyal medyanın eğitim açısından en sevdiğim tarafı da bu: Bir sınıfta ulaşabileceğiniz öğrenciden çok daha fazlasına ulaşabiliyorsunuz.

Özlem Altıntaş Kimya Öğretmeni She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Eylül 2026
Özellikle deneylerle öğrenmenin öğrencilerin merak duygusunu ve bilime olan ilgisini artırdığını düşünüyor musunuz? Sınıfta ya da sosyal medya içeriklerinizde öğrencilerin en çok ilgisini çeken deneyler ve konular hangileri oluyor?
Kesinlikle. Deney, öğrencinin pasif olarak bilgiyi dinlemesinden ziyade “Acaba ne olacak?” diye düşünmesini sağlıyor. Bence bilimin başlangıç noktası da tam olarak bu meraktır.Özellikle günlük hayatta karşılaşabilecekleri olayların kimyasını gösteren deneyler öğrencilerin çok ilgisini çekiyor. Asit-Baz tepkimeleri, renk değişimleri, gaz çıkışı gibi gözle görülür sonuç veren deneyler sosyal medyada da oldukça dikkat çekiyor. Ben deneyleri yalnızca eğlenceli bir gösteri olarak görmüyorum. Deneyin arkasındaki “Neden?” sorusunu konuşmak benim için çok daha önemli. Çünkü amaç sadece öğrencinin şaşırması değil, şaşırdıktan sonra araştırmak istemesi.

Özlem Altıntaş Kimya Öğretmeni She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Eylül 2026
Bugün sınav başarısının yanında gençlere bilimsel düşünme, sorgulama ve araştırma alışkanlığı kazandırmak da oldukça önemli. Bir öğretmen olarak öğrencilerinizin hayatında nasıl bir iz bırakmayı hedefliyorsunuz?
Sınav başarısı elbette önemlidir. Ama öğrencinin aldığı puandan çok daha uzun süre yanında kalacak bazı şeyler olduğuna inanıyorum. Öğrencilerimin sorgulayan, merak eden, duyduğu her bilgiyi hemen kabul etmek yerine “Bunun doğrusu ne?” diye araştıran bireyler olmalarını isterim. Bir gün öğrencilerimden biri beni hatırladığında “Bana çok fazla kimya sorusu çözdürdü.” demesinden ziyade, “Bir şeyi anlamadığımda pes etmemeyi ve merak etmeyi öğretti.” diyebilmesini isterim. Çünkü bence öğretmenin öğrencinin hayatında bırakabileceği en güzel iz, yalnızca bir sınav sonucunda değil, öğrencinin dünyaya bakışında meydana gelen değişimde ortaya çıkıyor.
Instagram: @kimyaogrenelimm
She and Girls Yaz 2026 Sayısı Çıktı! Yaz 2026 Sayımızı ÜCRETSİZ indirerek okuyabilirsiniz!
Özlem Altıntaş Kimya Öğretmeni
She and Girls Yaz Sayısı 2026 Sayısında Neler Var?
Konuşan Kadı: Yağmur Yumurtacı
Ebru Say: Geleneksel Zanaatın Estetik Dönüşümü
Gülçin Başdeğirmen: “Doğum Haritası Bir Bütündür”
Feyza Caniklioğlu Çanakcı: “Bedeninizde Umutlu Çocuklar Yaşatın”
Sevil Tümkaya: İhtiyaca Göre İngilizce Eğitimi
Harika Sancı: “Kusursuz Ebeveynlik İhtiyaç Değil”
LouMoe: İnanç, Zarafet ve Hatırlayışın Hikâyesi
Ayfer Aydın: “Sağlıklı Bir Cilt Düzenli Bakımla Oluşur”
Hande Yıldız: Bir Dilin Peşinden Madrid’e Uzanan Hikâye
Nil Keskin: “Yeni Dünya’da En Yüksek Titreşim: Özgünlük”
Sezen Özen: “Mali Müşavirlik Sayılardan İbaret Değildir”
Ayris Salcan: İş Dünyasında Güçlü Duruş
Ekin Koşak: “İmza Hücrenizi Tanıyın”
Mine Baş: Mindful Movement Kişisel Egzersiz Eğitmeni
Nihal Sert: Sporda Cinsiyet Eşitliği
Pınar Yıldırım: Pino’nun Ekşi Mayası
Aylin Özer Tepe: “Duygularınızı Müzikle Güçlendirin”
Betül Varel: Medyada Güçlü Duruş
Sevdanur Uslu: Dil Eğitimi ve Yurt Dışı Planlama Merkezi TalkyOnline
