Çocuk kitapları, ebeveynlere yönelik köşe yazıları ile tanınan Yazar ve Yayınevi Kurucusu Harika Sancı ile çocukların dünyasını ve günümüz ebeveynlerinin ihtiyacı olan davranış biçimlerini konuştuk. Harika Sancı Yazar Yayınevi Kurucusu
She and Girls Dergisi, Moda Dergisi, Alışveriş Dergisi.
“Çocukların ihtiyacı olan şey kusursuz ebeveynler değil. Çocuklar en çok yanında sakin kalabilen, onu gerçekten dinleyen ve ona güven veren yetişkinlere ihtiyaç duyuyor.”
“Bazen tek bir cümle için saatlerce düşündüğüm oluyor. Çünkü o cümlenin bir yerde bir annenin, bir babanın ya da bir çocuğun kalbine dokunacağını biliyorum. Bu yüzden hızlı üretmek yerine, kalıcı etki bırakacak şeyler üretmeyi tercih ediyorum.”
“Bir yazının en büyük gücü, okura yalnız olmadığını hissettirmesidir.”
Röportaj: Banu Çelik

Harika Sancı Yazar ve Yayınevi Kurucusu She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Mayıs 2026
Biz bugün sizi tüm unvanlarınızın ötesinde, kelimelerle bağ kuran bir anlatıcı olarak tanımak istiyoruz. Yazmak, sizin için ne zaman sadece bir anlatım aracı olmaktan çıkıp, çocukların dünyasından yetişkinlerin hayatına uzanan edebi bir yolculuğa dönüştü? Sizi ilk kez elinize kalem almaya iten o saf, içsel motivasyon neydi?
Öncelikle bugün bu güzel dergide yer almak ve sorularınıza cevap vermek benim için gerçekten çok kıymetli. Yazmak benim hayatımda çok küçük yaşlardan itibaren vardı ama zamanla bunun yalnızca bir ifade biçimi olmadığını fark ettim. Çocuklarla çalışırken onların dünyasında gördüğüm duygular, kırılmalar, heyecanlar ve sessizlikler beni derinden etkilemeye başladı. Bazen bir çocuğun tek bir cümlesi, bazen gözlerinin içindeki bir eksiklik hissi uzun süre aklımda kalıyordu. Özellikle çocukların söyleyemediği duygular beni çok etkiliyordu. Çünkü bazen bir çocuk “İyiyim” diyor ama aslında sadece anlaşılmak istiyor. Ben de bunları unutmamak, görünür kılmak ve başka insanlara da hissettirebilmek için yazmaya başladım. Yazmak zamanla benim için yalnızca kendimi anlattığım bir alan değil, başkalarının da kendinden bir parça bulabildiği bir yere dönüştü. Bugün yazdığım her kitabın içinde gerçek hayattan gelen bir duygu, gerçek bir çocuk ve gerçek bir iz mutlaka vardır.
Çocukların dünyasına inen butik ve özenli kitaplar üretirken, bir de köşe yazarı şapkası takarak ebeveynlerin dünyasına adım attınız. Sizi kitap sayfalarından gazete/dergi köşelerine taşıyan, “Buradan da seslenmeliyim” dedirten o temel dürtü neydi?
Çocuklara yazarken hep onların iç dünyasını anlatmaya çalıştım ama zamanla gördüm ki çocukların yaşadığı birçok şey, aslında yetişkinlerin kurduğu dünyanın bir sonucu. Bir çocuğun kaygısı, içine kapanması, öfkesi ya da özgüveni çoğu zaman evde kurulan dil ile çok bağlantılı oluyor. Bu yüzden bir noktadan sonra yalnızca çocuklara değil, anne babalara da seslenmem gerektiğini hissettim. Çünkü bazen çocuğun ihtiyacı olan şey yalnızca onunla ilgilenmek değil, çevresindeki yetişkinin de kendisini yeniden fark etmesi oluyor. Gazete ve dergi köşeleri benim için tam da bu yüzden önemli hale geldi. Çünkü orada çocukların anlatamadığı duyguları yetişkinlere çevirebildiğimi hissediyorum. Bazen bir ebeveyn yalnızca bir cümleyle çocuğuna başka bir gözle bakabiliyor. Ben de tam olarak o dönüşümün bir parçası olmak istedim.

Harika Sancı Yazar ve Yayınevi Kurucusu She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Mayıs 2026
Yazar kimliğinizle çocuklara masallar fısıldarken, köşe yazarı kimliğinizle doğrudan yetişkinlere hitap ediyorsunuz. Bu iki farklı kitle arasında geçiş yaparken kaleminizin tonu, içsel sesiniz nasıl bir dönüşüm yaşıyor?
Çocuklara yazarken daha yumuşak, daha oyunlu ve daha hayal gücü yüksek bir dil kullanıyorum. Çünkü çocuklar doğrudan verilen bilgiden çok, hissettikleriyle bağ kuruyor. Onlara bir şey anlatırken daha sembolik, daha renkli ve daha sezgisel bir yol izliyorum. Mesela bir çocuğun korkusunu anlatırken bunu bazen bir bulutla, bazen bir renk ile, bazen de küçük bir karakter üzerinden anlatabiliyorum. Çünkü çocuklar kendi duygularını çoğu zaman bir hikâyenin içinde daha rahat fark ediyor. Yetişkinlere yazarken ise daha net, daha açık ve daha gerçekçi bir ton ortaya çıkıyor. Çünkü yetişkinler bazen hayatın içinde o kadar yoruluyor ki, onlara doğrudan dokunan cümlelere ihtiyaç duyuyorlar. Onların karşısına daha açık, daha sade ama daha güçlü bir dille çıkıyorum. Ama ister çocuklara yazayım ister yetişkinlere, benim için en önemli şey her zaman samimiyet oluyor. Çünkü insanlar en çok kendilerini gerçekten anlayan cümlelerle bağ kuruyor.

Harika Sancı Yazar ve Yayınevi Kurucusu She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Mayıs 2026
Köşenizde yazarken mesleki birikiminiz ne kadar devrede oluyor? Akademik bir doğruyu, sıradan bir okurun sabah kahvesine eşlik edecek o sıcak ve akıcı köşe yazısı diline çevirmenin sırrı nedir?
Yazarken mesleki birikimim elbette çok büyük bir yer tutuyor. Çünkü çocuklarla birebir çalışırken yalnızca teorik bilgi edinmiyorsunuz; gerçek hayatı görüyorsunuz. Bir çocuğun hangi cümlede içine kapandığını, hangi anda rahatladığını, hangi kelimelerin onu incittiğini gözlemliyorsunuz. Bu gözlemler de yazdığım her satırın temelini oluşturuyor. Bazen tek bir çocuğun verdiği tepki bile bir yazının çıkış noktası olabiliyor. Çünkü gerçek hayatın içindeki bir duygu, çoğu zaman en güçlü metni ortaya çıkarıyor. Ben akademik bilgiyi olduğu gibi aktarmaktan yana değilim. Çünkü insanlar ağır cümlelerden çok, kendilerini anlayan bir ses arıyor. Bu yüzden daha sade, daha sıcak ama yine de güçlü bir dil kurmaya çalışıyorum. Bir annenin sabah kahvesini içerken okuduğu yazıda kendinden bir şey bulması, “Ben de tam olarak bunu hissediyorum” diyebilmesi benim için çok önemli. Çünkü bazen bir yazının en büyük gücü, okura yalnız olmadığını hissettirmesidir.

Harika Sancı Yazar ve Yayınevi Kurucusu She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Mayıs 2026
Edebiyatta çok üretmekten ziyade “nitelikli ve derinlikli” üretmeyi seçen birisiniz. Köşe yazarlığının o periyodik, hızlı üretim gerektiren dinamiği ile kendi “ince eleyip sık dokuma” felsefenizi nasıl uzlaştırıyorsunuz?
Ben hiçbir zaman çok üretmeyi değil, gerçekten içime sinen işler üretmeyi önemsedim. Çünkü bazen tek bir cümle bile insanın hayatında çok büyük bir iz bırakabiliyor. Bu yüzden yazarken acele etmiyorum. Bir yazıyı ya da bir kitabı tamamlamadan önce onun duygusunun tam olarak yerine oturmasını bekliyorum. Benim için bir metnin güzel olması kadar, gerçek olması da çok önemli. Çünkü okur, samimiyetsizliği hemen hissediyor. Köşe yazarlığında daha hızlı bir tempo olsa da ben yine de her yazının içinde gerçek bir gözlem, gerçek bir duygu ve güçlü bir fikir olmasına dikkat ediyorum. Bazen tek bir cümle için saatlerce düşündüğüm oluyor. Çünkü o cümlenin bir yerde bir annenin, bir babanın ya da bir çocuğun kalbine dokunacağını biliyorum. Bu yüzden hızlı üretmek yerine, kalıcı etki bırakacak şeyler üretmeyi tercih ediyorum.

Harika Sancı Yazar ve Yayınevi Kurucusu She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Mayıs 2026
Sadece masa başında değil; il ve ilçelerde sahada olduğunuzu biliyoruz. O yoğun imza günlerinde ebeveynlerin gözlerinde yakaladığınız kaygılar veya çocukların size verdiği tepkiler, köşe yazılarınıza nasıl ilham oluyor? Sahadan alıp köşenize taşıdığınız unutulmaz bir konu var mı?
Sahada olmak bana masa başında öğrenemeyeceğim çok şey öğretiyor. İmza günlerinde bazen bir çocuğun kitaba sarılışı, bazen bir annenin gözlerinin dolması bana yaptığım işin ne kadar önemli olduğunu yeniden hatırlatıyor. Özellikle ebeveynlerde çok yoğun bir yetersizlik hissi görüyorum. Her şeyi doğru yapmaya çalışıyorlar ama bu çaba onları çok yoruyor. Bir keresinde bir anne bana, “Ben çocuğumu çok seviyorum ama bazen onu anlamakta çok zorlanıyorum” demişti. Bu cümle beni çok etkilemişti. Çünkü aslında birçok anne babanın ortak duygusu tam olarak bu; çok seviyorlar ama nasıl yaklaşmaları gerektiğini bilemiyorlar. Çocuklardan aldığım tepkiler de benim için çok kıymetli. Bazen bir çocuk bana “Bu kitaptaki karakter benim gibi” diyor. İşte bu benim için çok büyük bir şey. Çünkü bir çocuğun kendisini bir hikâyenin içinde bulabilmesi, anlaşılmış hissetmesi çok değerli. Yazılarımın ve kitaplarımın önemli bir kısmı da tam olarak bu gerçek karşılaşmalardan besleniyor.

Harika Sancı Yazar ve Yayınevi Kurucusu She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Mayıs 2026
Modern çağın ebeveynleri bilgi kirliliği içinde çok yorgun. Bir köşe yazarı olarak klavyenin başına geçtiğinizde, “Bugün mutlaka bu konuya parmak basmalıyım” dediğiniz, toplumda en çok kanadığını düşündüğünüz ebeveynlik yarası nedir?
Bence bugün ebeveynlerin en büyük yarası, sürekli eksik hissetmeleri. Sürekli yeni bilgiler, yeni yöntemler, yeni uzman görüşleri arasında sıkışıyorlar. Herkes daha iyi bir anne, daha doğru bir baba olmaya çalışıyor ama bu sırada kendi sezgilerini kaybediyorlar. Bir süre sonra çocuklarını dinlemek yerine, dışarıdan gelen sesleri dinlemeye başlıyorlar. Bu da hem ebeveynleri yoruyor hem de çocuklarla kurulan bağı zedeliyor. Oysa çocukların ihtiyacı olan şey kusursuz ebeveynler değil. Çocuklar en çok yanında sakin kalabilen, onu gerçekten dinleyen ve ona güven veren yetişkinlere ihtiyaç duyuyor. Ben yazılarımda en çok bu konuya dikkat çekmeye çalışıyorum. Çünkü bazen bir çocuğun hayatını değiştiren şey büyük kararlar değil, evin içindeki küçük bir cümle olabiliyor. “Seni anlıyorum”, “Yanındayım” ya da “Birlikte çözeriz” gibi cümleler bazen bir çocuğun hayatında çok büyük bir yer tutabiliyor.
Çocuklar için ürettiğiniz Kitap Yolu ve Hikâye Patikası Defteri projeniz ve Masal’ın İçindeki Kokulu Renkler kitabınız büyük yankı uyandırdı. Bu çalışmaların çocuk dünyasında yarattığı o güçlü değişimi yetişkinlere anlatmak için köşenizi bir köprü olarak kullanıyor musunuz?
Evet, köşemi çoğu zaman bir köprü gibi kullanıyorum. Çünkü çocuklarla yaptığımız çalışmaların etkisini yetişkinlerin de görmesi gerektiğine inanıyorum. Kitap Yolu, Hikâye Patikası Defteri ve Masal’ın İçindeki Kokulu Renkler gibi çalışmaların çocuklarda yarattığı değişimi gördükçe, hikâyelerin ne kadar güçlü olduğunu daha iyi anlıyorum. Bazen bir çocuk bir kitabın içindeki karakterde kendisini görüyor. Bazen ilk kez bir duygusunu tanımlayabiliyor. Bazen de yalnız olmadığını hissediyor. Ben de köşe yazılarımda bunu anlatmaya çalışıyorum; bir hikâye bazen yalnızca okunmuyor, aynı zamanda iyileştiriyor. Çünkü çocuklar bazen anlatamadıkları duyguları bir karakter üzerinden anlatabiliyorlar. Bu yüzden yazdığım her kitabın içinde gerçek hayattan gelen izler olmasına çok dikkat ediyorum. Çünkü çocuklar kendilerine samimi gelen şeylerle bağ kuruyor.

Harika Sancı Yazar ve Yayınevi Kurucusu She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Mayıs 2026
Köşe yazıları okurla çok daha hızlı reaksiyona giren metinlerdir. Yetişkin okurlarınızdan, köşenizdeki bir yazı üzerine aldığınız ve “İşte bu köşenin amacı tam da buydu” dediğiniz sarsıcı bir geri dönüş oldu mu?
Evet, beni çok etkileyen geri dönüşler oldu. Bir annenin bana “Yazınızı okuduktan sonra çocuğuma kızmadan önce onu dinlemeye başladım” demesi benim için çok kıymetliydi. Çünkü bazen insanlar yalnızca farklı bir bakış açısına ihtiyaç duyuyor. Bir başka okurum ise “Yıllardır kötü bir ebeveyn olduğumu düşünüyordum, ilk kez yalnız olmadığımı hissettim” demişti. Bu tarz geri dönüşler bana yaptığım işin yalnızca yazmak olmadığını gösteriyor. Çünkü bazen bir yazı, bir evin içindeki dili değiştirebiliyor. Beni en çok etkileyen şeylerden biri de insanların kendilerini görülmüş hissetmesi oluyor. Çünkü birçok anne baba aslında çok seviyor ama çok yoruluyor. Ve çoğu zaman bunu söyleyemiyorlar. Bir yazının onlara “Yalnız değilsiniz” hissini vermesi benim için çok değerli. İşte o zaman yaptığım işin gerçekten bir yere dokunduğunu hissediyorum.
Yıllar sonra dönüp köşe yazılarınızın arşivine baktığınızda, orada bugünün ebeveynleri ve çocuklarına dair nasıl bir “toplumsal röntgen” veya “zaman kapsülü” bırakmış olmayı hedefliyorsunuz?
Yıllar sonra dönüp baktığımda, yazılarımın bugünün çocuklarını ve ebeveynlerini bütün gerçekliğiyle anlatmasını isterim. Çünkü biz çok hızlı yaşayan, çok yorulan ve çok kaygılanan bir çağın içindeyiz. Çocuklar çok erken büyüyor, yetişkinler ise her şeyi yetiştirmeye çalışırken kendi duygularını erteliyor. Ben yazılarımda biraz da bu dönemin ruhunu kayıt altına almak istiyorum. İnsanların korkularını, sevgilerini, eksikliklerini, umutlarını ve birbirine tutunma çabasını anlatmak istiyorum. Çünkü yıllar sonra dönüp bakıldığında bir dönemi yalnızca yaşanan olaylar anlatmıyor. İnsanların nasıl hissettiği, neye tutunduğu ve neyi kaybetmekten korktuğu da o dönemin en önemli parçası oluyor. Ben de yazılarımla biraz bunu bırakmak istiyorum. Belki yıllar sonra biri dönüp baktığında, yalnız olmadığını hisseder ve “Biz böyle bir dönemden geçmiştik” der.
Instagram: @harikasanci, @goksuyayinlari
She and Girls İlkbahar 2026 Sayısı Çıktı! İlkbahar 2026 Sayımızı ÜCRETSİZ indirerek okuyabilirsiniz!
Harika Sancı Yazar Yayınevi Kurucusu
She and Girls İlkbahar Sayısı 2026 Sayısında Neler Var?
Azra Betül Erdoğdu: Markaların Görünmeyen İzleri
Filiz Çetinkaya: Gayrimenkulde Başarının Sırları
Meltem Ceylan: Meltem Ceylan ile Alan Açmanın Sanatı
Buse Gül Aytunç: Panik Yok Anneciğim Ben Geldim!
Ceyda Atılgan: Hareket ve Ritmin Merkezi CEYDANCE
Ceylan Damla Kocamanlar: RE-PROGRAMMING ile Kendini Bilmek
Hüma Özlü: “Gerçek Adımlarla İlerleyin”
İzel İrem Gürgan: “İlham Veren Hedeflerinizi Bulun”
Miami’de Güvenli Doğum Danışmanı ŞEBNEM SARAÇOĞLU
Şeyda Yılmaz: Kariyerde Çoklu Dilin Önemi
Yasemin Tüylü: “Nefesin Değişirse Kaderin Değişir”
Derya Demir: “Bedeninizin ve Ruhunuzun Sesini Açın”
Metanet Dalgül: Dilin Ötesinde Bir Sistem Kurmak
Selen Muratoğlu: “İçsel Gücünüzü Yeniden Keşfedin”
