Kadınların içsel gücüne inanan, onları uyandırmak için yola çıkmış bir simyacı, bir dönüşüm lideri olan Kişisel Koç Çiğdem Feride Cerrah ile dönüşümün gücünü konuştuk. Çiğdem Feride Cerrah Simyacı Kişisel Koç
She and Girls Dergisi, Moda Dergisi, Alışveriş Dergisi.
“Koçluk yolculuğumda beni en çok motive eden şey, insanların kendi içlerindeki gücü fark ettiği ana tanıklık etmek. Bir kadının, yıllarca taşıdığı yükleri bıraktığında yüzünde beliren ışık… Sesindeki değişim… Kendine dair “yapabilirim” inancı… Bu dönüşümü görmek benim için tarif edilemez bir mutluluk.”
Bir kadın kendi iç engellerinden özgürleştiğinde, sadece yaşamı değişmez, kendi kimliği bile dönüşür.
Röportaj: Banu Çelik

Çiğdem Feride Cerrah Simyacı Kişisel Koç She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Aralık 2025
Öncelikle sizi daha yakından tanımak isteriz; okuyucularımıza kim olduğunuzu, nereden başladığınızı, hangi değerlerle yol aldığınızı ve bugün “Feride Cerrah Kişisel Koç” kimliğine nasıl ulaştığınızı anlatır mısınız?
Melbourne’da doğdum; çocukluğumun büyük kısmı Trabzon Sürmene’de geçti. İki kültürün arasında büyümek, bana sezgiyi, dayanıklılığı ve içimde güçlü bir merkez oluşturmayı öğretti. Okulu bitirince yeniden Melbourne’a döndüm; eğitim, iş hayatı, annelik ve sorumluluklarla dolu yoğun bir döneme başladım. EBay’de uluslararası satıcılık, muhasebecilik, üniversite hayatı, daha sonra kendi şirketlerim ve bana başka bir bakış açısı sağlayan Avustralya’nın en büyük shopping centre’ sinde açtığım güzellik ve sağlık merkezim ve başka deneyimlerle devam eden çalışma hayatım. Dışarıdan bakıldığında hayatım düzenli ve başarılı görünüyordu. Ama içimde hep bir eksiklik vardı, büyük bir eksiklik. Adını koyamadığım bir boşluk. Sanki bir yerlerde beni bekleyen bir gerçek vardı ama ben henüz ona ulaşamıyordum. Ve sonra hayat beni bir gün durdurdu. 2016’da geçirdiğim felç, benim için her şeyin değiştiği andı. O an yalnızca bedenim durmadı; zaman durdu, hayat durdu… Ve ilk kez içimde çok derin bir ses yükseldi: “What is my purpose?” “Amacım ne? Bu dünyaya neden geldim?”
Bu soru, öyle bir soruydu ki…Bütün hikâyemi ikiye böldü: Felçten önceki ben ve felçten sonraki ben. Aynı dönemde yaşamla ölüm arasındaki çizginin ne kadar ince olduğunu hissettiren bir deneyimde yaşadım. Bu an, hayatı tamamen farklı bir yerden görmemi sağladı ve O yıl benim ruhsal uyanışımın başlangıcı olmuştu. İyileşme süreci, sadece bedensel bir şifa değildi; bütün hayatımı yeniden gözden geçirdiğim, kendimle tanıştığım bir dönem oldu. Bu süreç beni kişisel gelişime, zihnin ve bilincin derinliklerini anlamaya, insanın iç gücünü keşfetmeye yöneltti. Dokuz yıldır kendimi hem akademik hem spiritüel anlamda yetiştiriyor, insan zihni ve bilinci üzerine derinleşiyor ve yüzlerce danışanın dönüşümüne eşlik ediyorum. Bugün “İçsel dönüşüm rehberi” kimliğim benim için bir meslek değil; hayatın bana sorduğu o soruya verdiğim cevabın somut hali.

Çiğdem Feride Cerrah Simyacı Kişisel Koç She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Aralık 2025
Koçluk yolculuğunuzda sizi en çok motive eden etken nedir? Bu işi seçmenizde özel bir dönüm noktası oldu mu?
Koçluk yolculuğumda beni en çok motive eden şey, insanların kendi içlerindeki gücü fark ettiği ana tanıklık etmek. Bir kadının, yıllarca taşıdığı yükleri bıraktığında yüzünde beliren ışık… Sesindeki değişim… Kendine dair “yapabilirim” inancı… Bu dönüşümü görmek benim için tarif edilemez bir mutluluk. Her insanın içinde uyandırılmayı bekleyen bir ışık olduğuna inanıyorum. Ve ben o ışığın yanış anına şahit olmayı yaşam amacımın bir parçası olarak görüyorum. Bu işi seçmemdeki özel dönüm noktası ise şuydu: Hayatımın bir döneminde “insan zihni, ruhu ve bilinci nasıl çalışıyor?” sorusuna derin bir merak duymaya başladım. Kendi iyileşme sürecimde zihnin ve kalbin gücünü birebir deneyimleyince şunu fark ettim: “Eğer bu dönüşüm bende mümkünse, başkalarında da mümkündür.” Bu farkındalık beni kişisel gelişim dünyasına yönlendirdi. Zaman içinde gördüm ki, ben insanlara yardımcı oldukça, kendim de büyüyor, gelişiyor, şifalanıyordum. Koçluk benim için bir meslekten çok, bir anlam, bir çağrı haline geldi. Bugün beni en çok motive eden şey, bir danışanımın şu cümleyi kurmasıdır: “Ben artık kendimi görüyorum.” Çünkü o cümle bir dönüşümün tamamlandığını gösterir.

Çiğdem Feride Cerrah Simyacı Kişisel Koç She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Aralık 2025
Profilinizde “Mindset • Healing • Confidence” ifadeleri göze çarpıyor. Bu üç kavram sizin için ne ifade ediyor ve koçlukta nasıl bir rol oynuyorlar?
Profilimde yer alan “Mindset • Healing • Confidence” aslında dönüşüm yolculuğunun üç temel adımıdır. Bir kadının hayatı bu üç kavşaktan geçtiğinde gerçekten değişir.
-Mindset — Zihnin Mimarisi her şey zihinle başlar. İnsan, düşüncelerini dönüştürmeden hayatını dönüştüremez. Zihnin sesi, kaderin yönünü belirler. Benim için mindset, bir kadının kendi iç dünyasının iplerini eline alması demektir.
-Healing — Yaraların ışığa dönüşmesi. Şifa, geçmişi silmek değildir; geçmişle barışıp onun üzerindeki gücünü geri almaktır. Danışanlarımla çalışırken en çok bunu görürüm: İnsan kendi yaralarına ışık tuttuğunda, en derin kırgınlıklar bile dönüşmeye başlar. Ben şifayı, bir kadının kendi içsel simyasını fark etmesi olarak görüyorum.
-Confidence — Öz gücün uyanması. Özgüven dışarıdan gelmez; zihin ve kalp iyileştiğinde doğal olarak yükselen bir frekanstır. Bir kadın kendini tanıdığında, sınırlarını çizdiğinde ve kendi değerini hissettiğinde, hayatı tamamen değişir. Bu üç kavram, benim koçluk yaklaşımımın özünü oluşturuyor. Önce zihni berraklaştırıyoruz, sonra kalpteki yükleri çözüyoruz, en sonunda da kadının içindeki o unutulmuş gücü ortaya çıkarıyoruz. Benim için dönüşüm, işte bu üç adımın birleştiği noktada gerçekleşir.
“Neuro Transformation Therapy™ Koçu” olarak çalıştığınızı söylemişsiniz — bu yöntemi bize biraz açabilir misiniz? Ne tür değişimler hedefleniyor?
Nero Transformation Therapy™, zihnin bilinç ve bilinçaltı düzeylerinde çalışan bütünsel bir dönüşüm yöntemidir. İnsanın geçmiş deneyimlerinin, duygusal yüklerinin, inanç kalıplarının ve farkında olmadan taşıdığı iç blokajların köküne iner. Bu yöntemi özel kılan şey, sadece davranışı değiştirmeye çalışmaması; zihnin o davranışı neden ürettiğini dönüştürmesidir.
NTT seanslarında şunları hedefleriz:
- Bilinçaltındaki eski kayıtları çözmek. Kişiyi tekrar tekrar aynı döngülere sokan kök inanç ve duyguları bulur ve dönüştürürüz.
- Zihnin güvenlik mekanizmalarını yeniden yapılandırmak. Beyin bazen geçmiş travmalardan dolayı kişiyi korumaya çalışırken aslında onu kısıtlar. Bu kilitleri açarız.
- Vücuttaki duygusal yükü hafifletmek. Zihin kadar beden de kayıt tutar. NTT, duygusal hafızayı boşaltarak kişiye içsel bir rahatlama sağlar.
- Yeni bir içsel yön oluşturmak. Danışanın hayata nereden bakmak istediğini, hangi kimliği taşımak istediğini belirler ve o kimliği zihinsel düzeyde inşa ederiz.
- Davranış ve duygu tepkilerinde hızlı değişim. Çoğu kişi seans sonrası “kendimi daha hafif hissediyorum” veya “o olayı hatırlıyorum ama artık yük olmuyor” der. Bu değişimlerin hızlı olmasının sebebi, zihnin derin katmanlarında çalışmamızdır.
Kısacası Neuro Transformation Therapy™, bir kişinin sadece “bugününü” değil, kökten dönüşmek isteyen ruhunu ve zihnini yeniden hizalar. Bu yöntemin en güçlü yanı ise şudur: Bir kadın kendi iç engellerinden özgürleştiğinde, sadece yaşamı değişmez, kendi kimliği bile dönüşür.

Çiğdem Feride Cerrah Simyacı Kişisel Koç She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Aralık 2025
Koçluk sürecinde sizinle çalışan kişiler genellikle hangi zorluklarla geliyorlar? Ortak temalar nelerdir?
Benimle çalışan kadınların büyük çoğunluğu, hayatlarının bir döneminde kendilerinden uzaklaşmış oluyor. Herkesin hikâyesi farklı olsa da ortak bir noktada buluşuyorlar: Başkalarının hayatlarını yaşarken kendi seslerini duyamaz hale gelmişler. Yıllarca annelik, eşlik, evlatlık, sorumluluklar, toplumun beklentileri… Ve tüm bunların içinde kendilerini unuttuklarını fark ediyorlar. Ne yazık ki toplum kadına hep şunu öğretti: “Önce başkaları. Kendin olmayı istemek bencilliktir.” Bu yüzden birçok kadın yaşamdan neredeyse kopmuş şekilde geliyor. Sanki kendi hayatlarının seyircisi olmuş gibiler.
En sık gördüğüm temalar:
- İç sesin tamamen sessizleşmesi. Kadın kendine “Ben ne istiyorum?” diye sorduğunda cevabı bulamıyor. Çünkü kendi sesi yıllardır duyulmamış.
- Kendini hep ikinci plana atma. Önce herkesin ihtiyacı karşılanmış, kendi kalbine sıra gelmemiş.
- Duygusal yükler ve geçmişte taşınan acılar. Çocukluk, aile, ilişkiler… Çözülmemiş duygular bugünün üzerine birikmiş.
- İlişkilerde tekrar eden döngüler. Aynı yarayı farklı insanlarla tekrar tekrar yaşamak çok yaygın.
- Tükenmişlik ve hayattan kopma hissi. “Ben nereye gidiyorum?” sorusu, çoğu danışanımın beni bulduğu anda söylediği ilk cümle.
Tüm bunların altında aslında tek bir şey var: Kadının kendi özünden uzaklaşması. Benimle çalıştıklarında ilk fark ettikleri şey şu oluyor: “Ben yıllardır kendimi duymuyormuşum… Asıl şimdi kendimi görüyorum. Koçluk süreci bu yüzden sadece bir teknik değil; kendini yeniden hatırlama, özüne dönüş ve içsel gücün uyanmasıdır.

Çiğdem Feride Cerrah Simyacı Kişisel Koç She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Aralık 2025
Bir danışanla çalışırken en çok hangi stratejileri kullanıyorsunuz (örneğin farkındalık çalışmaları, zihinsel yapı dönüşümleri, davranış değişiklikleri vs.)?
Bir danışanla çalışırken tek bir yöntem veya tek bir kalıp kullanmam. Her insanın hikâyesi farklıdır ve ben her danışanı kendi içsel yolculuğuna göre ele alırım. Ama genel olarak üç ana alanda çalışırım: zihin, duygu ve bilinçaltı.
-Bilinçaltı Dönüşüm Teknikleri. Zihnin derin katmanlarına inerek kişinin tekrar eden döngülerinin, korkularının ve iç blokajlarının köküne ulaşırız.
Bunun için:
- Hypnosis (Hipnoz)
- Timeline Therapy
- Theta Healing
- Neuro Transformation Therapy™ gibi yöntemler kullanırım.
Bu teknikler, kişinin bilinçaltındaki eski kayıtları çözerek daha hızlı ve kalıcı bir değişim sağlar.
-Farkındalık ve Mindset Çalışmaları. Kişinin zihniyle kurduğu ilişkiyi dönüştürmek çok önemlidir.
Bu aşamada: - düşünce kalıplarını fark ettirme,
- olumsuz iç konuşmayı dönüştürme,
- zihnin güvenlik mekanizmalarını yeniden yapılandırma,
- yeni ve güçlendirici inançlar yerleştirme üzerine çalışırız. Zihin berraklaşmadan hayat berraklaşmaz.
-Duygusal Şifa ve Enerji Çalışmalar. İnsan sadece zihin değildir; beden ve ruh da kayıt tutar. Bu yüzden duygusal yükleri temizlemek en güçlü değişimi yaratır. Seanslarda kişinin bastırdığı duygular açığa çıkar, şifalanır ve beden hafifler. Kadınların çoğu “göğsümden hafifledi”, “üzerimden bir yük kalktı” veya “nefesim alabiliyorum” der, çünkü duygusal hafifleme fizikseldir.
-Yeni Kimliğin İnşası. Dönüşümün en güçlü kısmı burasıdır. Bir danışanın kim olmak istediğini, nasıl bir yaşam kurmak istediğini birlikte belirleriz. Zihinsel, duygusal ve davranışsal düzeyde yeni bir içsel yön oluştururuz. Bir kadın kendini yeniden tanımladığında, hayatının yönü de değişir. Benim yaklaşımımı özel kılan şey: Teknikleri birbirinden bağımsız değil, bir bütün olarak kullanmam. Her danışanın ihtiyacına göre doğru yöntemi seçerim. Bu yüzden “tek bir kalıba sığan bir koçluk” değil, tamamen kişiye özel bir dönüşüm sunarım.

Çiğdem Feride Cerrah Simyacı Kişisel Koç She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Aralık 2025
Başarı kriterlerinizi nasıl tanımlarsınız? Bir danışanın “başarılı sonuç” almış sayılması sizin açınızdan ne demek?
Benim için bir danışanın “başarıya ulaşması”, dışarıdan görünen bir sonuç değildir. Başarı; kişinin kendi iç dünyasında yaşadığı sessiz ama çok güçlü bir dönüşümdür. Bir danışanımın başarılı olduğunu şu işaretlerden anlarım:
- “Artık kendimi daha iyi duyuyorum.” demesi; İç sesi yeniden uyanmışsa, o kadın dönüşmüştür.
- “Nefretim, öfkem, kırgınlığım kalmadı.” demesi; Geçmişin yükleri çözüldüyse, kalbi özgürleşmiştir.
- “Ben kim olduğumu hatırladım.” demesi; bu cümle, bütün çalışmanın özüdür.
- Aynı döngüleri tekrar etmemesi; Farklı insanlarla aynı acıyı yaşamıyorsa, bilinç gerçekten değişmiştir.
- Kendine değer vermesi ve sınır koyması; Bir kadının “ben de varım” diyebilmesi, en büyük başarıdır.
- Hayatına yön verebilmesi; Artık kararlarını korkuyla değil, bilinçle veriyorsa… bu, onun kendi gücüne döndüğünün göstergesidir.
Benim için gerçek başarı şudur: Bir kadın kendi gerçeğine uyandığında, ben görevimi yapmış olurum. O kadının gözünün önünde hafiflemesi, duruşunun değişmesi, sesinin güçlenmesi, nefesinin açılması… Bunlar “teknik başarı” değil, ruhsal başarıdır. - Danışanlarım şöyle dediğinde içimde her şey yerine oturur:
- “Artık o olaya baktığımda hiçbir şey hissetmiyorum.”
- “Yıllardır taşıdığım yük gitmiş gibi.”
- “Kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum.”
Bu sözler benim için bir sonuç değil; bir uyanıştır. Çünkü bir kadın kendine döndüğünde, sadece kendi hikâyesi değişmez; “dokunduğu herkesin hikâyesi değişir.”
Koçluk sürecinde karşılaştığınız en büyük zorluk ya da direnç ne oldu? Bu tür durumları nasıl aşarsınız?
Koçluk sürecinde karşılaştığım en büyük direnç teknik bir engel değil; kadının kendini yine ikinci plana atmasıdır. Yıllardır başkaları için güçlü durmaya alışmış kadın, kendine sıra geldiğinde içten içe şu cümleyi fısıldar: “Sonra yaparım… biraz daha bekleyeyim… bu ay da geçsin.” Bu aslında hazır olmamak değildir; kendine yaklaştığında karşılaşacaklarıyla ne yapacağını bilmemektir. Birçok kadın şunu zannediyor: “Önce hayatım düzelsin, sonra kendimle ilgilenirim.” Oysa hayat, sen kendine döndüğünde düzelir. Ama son yıllarda çok önemli bir şey değişti… Son dönemlerde kadınlarda güçlü bir uyanış görüyorum. Eskisi gibi değil artık; kadınlar daha bilinçli, daha farkında ve değişime neredeyse hazır halde geliyorlar. Artık şunu çok daha sık duyuyorum: “Ben bu döngüyü kırmak istiyorum.” “Artık kendim için bir şey yapmak istiyorum.” “Kendimi ertelemeyi bırakmak istiyorum.” Bu yeni bilinç, bu toplu uyanış beni en çok motive eden şeylerden biri. Çünkü bir kadın kendini fark ettiğinde sadece kendi hayatı değil, çocuklarının, ilişkilerinin, çevresinin ve hatta toplumun enerjisi bile değişiyor.

Çiğdem Feride Cerrah Simyacı Kişisel Koç She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Aralık 2025
Direnç nasıl aşılır?
Ben önce güvenli ve yargısız bir alan açarım. Bir kadın kendini güvende hissettiğinde, direnç doğal olarak yumuşar. Onu acele ettirmem; ruhun kendi hızına saygı duyarım. Ve ona şunu hatırlatırım: “Bu zamana kadar herkes için güçlü oldun. Şimdi kendin için güçlü olma zamanı.” Kadın bunu hissettiğinde, en büyük duvar bile çözülmeye başlar.
Kadın okurlarımıza özel — özellikle iş, ilişki ya da kişisel gelişim alanlarında — hangi tavsiyeleri verirsiniz?
Kadınlara en çok söylemek istediğim şey şudur: ‘Kendi gücünüzü hatırlayın ve bu dünyaya neden’ geldiğinizi keşfedin.’ Çünkü kadın, insanlığın en eski öğretilerinde değerli kabul edilmiştir. Bizim kültürümüzde de diğer din ve toplumlarda da kadın; yaşamın kapısı, sevginin taşıyıcısı, şefkatin en saf hâlidir. Fakat ne yazık ki bize yıllarca eksik anlatıldı… Kadının değerini küçülttüler, sesini kısarak öğrettiler. Oysa kadın: anadır, büyütür, iyileştirir, dönüştürür, sabırla bekler, sevgiyle taşır ve dokunduğu her şeyi güzelleştirir. Kadının varlığı bile bir duadır aslında… Kadının nefesi huzur getirir, kadının yüreği yuva kurar, kadının sözü yön verir, kadının sevgisi nesilleri yetiştirir. Ben kadınlara şunu söylemek isterim: Lütfen kendinize değer verin. Siz kendinizi değersiz gördüğünüzde, dünya da sizi eksik görür. Siz kendinizi sevdiğinizde, dünya sizinle güzelleşir.
Çünkü kadın kendini sevdiğinde:
- Özgüvenli çocuklar yetiştirir.
- Evi huzurlu olur
- Ailesi iyileşir
- Toplum dönüşür
- Gelecek nesiller bilinçlenir
“Önce kendini sev” demek bencillik değildir. Bu, kendini bilme sanatıdır. Ve kendini bilen kadın, dünyayı değiştirecek güce sahiptir. “Dünyayı değiştiren kadınlar, önce kendi içlerindeki sesi duyan kadınlardır.” Kadın özeldir, kadın değerlidir, kadın kutsaldır ve bir kadın kendi kimliğini hatırladığında, dünyanın hikâyesi değişir.
Geleceğe yönelik planlarınız, hedefleriniz nelerdir? Koçluk alanında büyümek istediğiniz yönler var mı, yeni projeleriniz olacak mı?
Gelecek planlarımın merkezinde tek bir niyet var: Daha fazla kadına ulaşmak. Özellikle de bir zamanlar benim olduğum yerde duran, kendini kaybetmiş, sesi kısılmış, yüklerle büyümüş kadınlara… Onlara elimi uzatmak, “yalnız değilsin” demek istiyorum. Çünkü biliyorum ki iyileşen her kadın, daha güçlü çocuklar yetiştirir. Ve her çocuğun şefkat dolu bir anneye ihtiyacı vardır. Tıpkı her annenin — gerçekten duyulmaya, görülmeye, anlaşılmaya ve sevilmeye— ihtiyacı olduğu gibi. Bu yüzden yakında dünyanın her yerindeki kadınları kapsayacak geniş bir dönüşüm alanı kurmak istiyorum. Beni aşan, sınırları aşan, kültürleri aşan bir alan… Ayrıca bir süredir üzerinde çalıştığım bir kitap yolculuğum var. Bu kitap hem kendi dönüşümümün hem de kadınlara uzattığım ışığın bir parçası olacak. Sevgi’ye inanıyorum, kelimenin şifa gücüne inanıyorum ve bu şifayı daha çok insana ulaştırmak istiyorum.
Ve evet… Güzel ve büyük planlarım var. Hepsini şimdi açıklamak istemiyorum ama şunu söyleyebilirim: Ben kadınların içsel gücüne inanan, onları uyandırmak için yola çıkmış bir simyacı, bir dönüşüm lideriyim. Geleceğim, bu uyanışı daha geniş bir alana taşımak üzerine kurulu.
Inatagram: @feridecrrh
Çiğdem Feride Cerrah Simyacı Kişisel Koç
She and Girls Sonbahar Sayısı 2025 Sayısında Neler Var?
Nino Tsivadze: Gayrimenkulde Güçlü Adımlar
Yasemin Fazlılar: “Hayallerinizi Cesaretle Sahiplenin”
Selen Erdoğan Özdemir: Diş Estetiğinde Yenilik
Özge Özler: Kıbrıs’da Yeni Adresinizi O Bulur
Melike Gürçay: “Yoga Holistik Yaklaşım Gerektirir”
Jupiterinkızıemelce: “Astroloji Kehanet Değildir”
Esra Ünlütürk: “Güzellikte Fark Yaratıyoruz”
Elif Akyasan Kahraman: “Duygular Kalıcı Değildir”
Dilek Coşkun: “Nefesle Kendinizi Hatırlayın”
Göksen Tosuner: İç Anadolu’dan Dünyaya Uzanan Sanat Öyküsü
Derya Eryılmaz: “Her Şey Enerjidir”
Gonca Birgili Koçer: “Yıllarca Taşıdığınız Yükü Atın”
Sena Dadandı “İçsel Gücünüzü Keşfedin”
