Eğitimci, Sanatçı, Koro Şefi Dilek Pehlivan ile bugün geldiği noktanın hikayesi ve çocuklara müziğin aşılanmasında atılabilecek adımların önemli püf noktaları konuştuk. Dilek Pehlivan Eğitimci Sanatçı Koro Şefi
She and Girls Dergisi, Moda Dergisi, Alışveriş Dergisi.
“Öğretmenlik bana müziğin sadece nota öğretmek olmadığını öğretti. Bir çocuğun yeteneğini keşfetmek, onun kendisine inanmasını sağlamak ve hayatında müziğin kalıcı bir yer edinmesine vesile olmak benim için çok kıymetli.”
“Belki bir gün benim sınıfımdan çıkan bir çocuk çok büyük bir sanatçı olacak, belki olmayacak; ama kendine güvenen, üretmeyi bilen ve hayatında müziğe yer açmış bir insan olması benim için en büyük başarı.”
“Üretmeye kesinlikle devam etmek istiyorum. Yeni şarkılar, yeni single’lar, ileride yeni bir albüm ve sahne projeleri yapmak istiyorum. Müzikte kendimi daha özgür ifade edebileceğim, kendi hikâyelerimi anlatabileceğim bir yolculuk hayal ediyorum.”
“Gerçek öğretmenlik emek, özveri ve çocukları gerçekten tanımayı gerektiriyor.”
Röportaj: Banu Çelik

Dilek Pehlivan Eğitimci Sanatçı Koro Şefi She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Eylül 2026
Öncelikle sizi kendi sözlerinizle tanıyabilir miyiz? Müziğin hayatınıza ilk girdiği andan bugünkü öğretmen, koro şefi ve sanatçı kimliğinize uzanan yolculuğunuz nasıl şekillendi?
Müzik benim hayatımda çok erken yaşlarda başladı. Lise yıllarımda Grup Değişim adında bir müzik grubumuz vardı. Birlikte çok güzel konserlerde yer aldık; açık hava konserlerinde solistlik yaptım, restoranımızda akşamları gitarımı alıp şarkılar söyledim. Üniversiteyle birlikte herkes kendi yoluna gitti ve grubumuz dağıldı. Hatta yıllar sonra grup arkadaşlarımla birbirimizin izini kaybettik. Buradan onlara da kocaman bir selam göndermek isterim. Ben besteler yapmaya, müzik üretmeye devam ediyordum. Ancak üniversitede babamı kaybetmem hayatımda çok büyük bir kırılma noktası oldu. Babamın bana aldığı gitarı bir kenara bıraktım ve bir süre bestelerime, hatta müziğime küstüm. Sonrasında kendimi tamamen öğretmenliğe verdim. Bugün geriye baktığımda aslında müzikten hiç kopmadığımı görüyorum. Sadece müziği farklı bir yoldan yaşamaya devam etmişim. Öğretmenlik, koro şefliği ve sanatçılık bugün benim için birbirinden ayrı değil; hepsi aynı sevginin farklı ifadeleri…
Sahne ile sınıf arasında nasıl bir Dilek Pehlivan var? Öğretmenlik size sanatçı kimliğiniz açısından neler kattı, sanatçılığınız öğrencilerinize yaklaşımınızı nasıl değiştirdi?
Sınıfta da sahnede de aynı Dilek var aslında; üreten, heyecanlanan ve karşısındaki insana bir şey hissettirmek isteyen bir Dilek… Öğretmenlik bana müziğin sadece nota öğretmek olmadığını öğretti. Bir çocuğun yeteneğini keşfetmek, onun kendisine inanmasını sağlamak ve hayatında müziğin kalıcı bir yer edinmesine vesile olmak benim için çok kıymetli. Müzik yeteneğini keşfettiğim ve bugün benim izimden ilerleyen öğrencilerimin olması bana tarif edemeyeceğim bir mutluluk veriyor. Çünkü yaptığım işin yalnızca ders vermek olmadığını düşünüyorum. Gerçek öğretmenlik emek, özveri ve çocukları gerçekten tanımayı gerektiriyor. Ben çocukların sadece müzik öğrenmesini değil, kendilerini keşfetmelerini istiyorum. Belki bir gün benim sınıfımdan çıkan bir çocuk çok büyük bir sanatçı olacak, belki olmayacak; ama kendine güvenen, üretmeyi bilen ve hayatında müziğe yer açmış bir insan olması benim için en büyük başarı.

Dilek Pehlivan Eğitimci Sanatçı Koro Şefi She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Eylül 2026
Koro şefliği hayatınızda çok özel bir yerde duruyor. Bir koronun başında onlarca farklı insanı aynı duygu ve müzikal ifade etrafında buluşturmak nasıl bir sorumluluk? Koro çalışmalarınızda özellikle çocuklara ve gençlere kazandırmak istediğiniz en önemli şey nedir?
Koro benim için müziğin en güzel birlikteliklerinden biri. Çünkü orada tek bir kişinin değil, herkesin sesi var. Farklı karakterleri, farklı sesleri ve farklı hayatları aynı müzikal bütün içerisinde buluşturuyorsunuz. Ben koro kültürünün çocuklar arasında daha fazla yayılmasını çok önemsiyorum. Çünkü koro yalnızca şarkı söylemeyi öğretmiyor; dinlemeyi, birlikte hareket etmeyi, birbirine alan açmayı ve bir bütünün parçası olmayı öğretiyor. Özellikle çocukların koronun içinde kendilerini keşfetmelerini, sosyalleşmelerini ve özgüven kazanmalarını istiyorum. Bir çocuğun ilk başta çekingen olup zamanla sahnede kendine güvenerek şarkı söylemesini görmek benim için inanılmaz değerli. Koro şefliği benim için aslında biraz da bağ kurmak demek. Çocuklarla müzik üzerinden bir bağ kuruyorsunuz ve o bağ bazen onların hayatında düşündüğünüzden çok daha büyük bir iz bırakıyor.
“Gecenin Sessizliği” ve “Yağmur” çalışmalarınızda nasıl bir Dilek Pehlivan dinliyoruz? Bu eserler hayatınızın hangi dönemlerinden, hangi duygularından doğdu? Bundan sonra da üretmeye devam edecek misiniz? İleride müzikal yolculuğunuzu nasıl şekillendirmeyi planlıyorsunuz?
“Gecenin Sessizliği” benim için çok özel ve çok kişisel bir çalışma. Çünkü bu eser yalnızca bir şarkı değil; geçmişimle, babama duyduğum özlemle ve hayatımda biriktirdiğim duygularla bağlantılı. Babamı üniversitede kaybettikten sonra müziğe ve bestelerime uzun süre uzak kaldım. Ama insan bazı duyguların üzerinden yıllar geçse bile tamamen geçemediğini fark ediyor. “Gecenin Sessizliği”nde hâlâ babamı ne kadar özlediğimi, onun bana söylediği ve bende iz bırakan sözlerin zihnimde yaşamaya devam ettiğini hissediyorum. Ama şarkının içinde sadece özlem yok. Aynı zamanda o dönemlerde aşka kavuşmayı, umut etmeyi ve yeniden hayata tutunmayı da anlatıyorum. Bu nedenle benim için hüzünle umudun bir arada olduğu bir çalışma. “Yağmur” da yine duygusal tarafımı taşıyan bir çalışma. Kendi müziğimi yeniden üretmeye başlamış olmak benim için çok değerli. Çünkü bir dönem bıraktığım gitarı ve bestelerimi yeniden hayatıma almak, aslında kendimin bir parçasına yeniden kavuşmak gibi. Ve evet, üretmeye kesinlikle devam etmek istiyorum. Yeni şarkılar, yeni single’lar, ileride yeni bir albüm ve sahne projeleri yapmak istiyorum. Müzikte kendimi daha özgür ifade edebileceğim, kendi hikâyelerimi anlatabileceğim bir yolculuk hayal ediyorum.

Dilek Pehlivan Eğitimci Sanatçı Koro Şefi She and Girls Dergisi Kapak Röportajı Eylül 2026
Dilek Pehlivan’ı gelecekte daha çok hangi yönüyle görmeyi beklemeliyiz? Bugüne kadar müzik size çok farklı sahneler, öğrenciler ve hikâyeler kazandırdı. Henüz gerçekleştiremediğiniz ama “Bunu mutlaka yapmalıyım” dediğiniz bir müzik hayaliniz var mı?
Aslında gelecekte tek bir yönümle değil, bütün kimliklerimle var olmak istiyorum. Sanatçı Dilek, eğitimci Dilek ve koro şefi Dilek birbirini tamamlıyor. Kendi müziğimi üretmeye devam ederken çocuklarla ve gençlerle çalışmak, onların yeteneklerini keşfetmek ve güçlü korolar oluşturmak istiyorum. Bir yandan da daha fazla sahnede olmak ve kendi eserlerimi dinleyicilerle buluşturmak istiyorum. En büyük hayallerimden biri, yıllardır biriktirdiğim deneyimi daha büyük projelere dönüştürmek. Özellikle çocukların ve gençlerin içinde kendilerini özgürce ifade edebilecekleri, müziği sadece ders olarak değil bir yaşam alanı olarak görebilecekleri projeler üretmek istiyorum.
Bir de içimde hep şu duygu var: Babamın bana aldığı gitarı yeniden elime aldığımda, yarım bıraktığım hikâyeyi tamamlıyor gibi hissediyorum. Belki de gerçekleştirmek istediğim en büyük hayal, o hikâyeyi bundan sonra daha çok müzikle anlatmak.
Müzik dünyasında kendi sesini duyurmak isteyen kadınlara baktığınızda sizce en büyük eşik ne? Bugünkü deneyiminizle, yolun başındaki kadınlara hangi cesareti vermek isterdiniz?
Bence en büyük eşik, insanın önce kendi sesine inanması. Kadınlar bazen yeteneklerinden çok “Yeterince iyi miyim?” sorusuyla mücadele ediyor. Oysa herkesin anlatacağı kendine ait bir hikâyesi var. Ben de hayatımda müziği bıraktığım, yeniden başladığım, kendimden şüphe ettiğim dönemler yaşadım. Ama bugün şunu çok iyi biliyorum: Üretmek için hiçbir zaman geç değil.
Yolun başındaki kadınlara söylemek istediğim şey; kendilerini başkalarıyla kıyaslamadan, vazgeçmeden ve kendi seslerinden korkmadan ilerlemeleri.
She and Girls Yaz 2026 Sayısı Çıktı! Yaz 2026 Sayımızı ÜCRETSİZ indirerek okuyabilirsiniz!
Dilek Pehlivan Eğitimci Sanatçı Koro Şefi
She and Girls Yaz Sayısı 2026 Sayısında Neler Var?
Konuşan Kadı: Yağmur Yumurtacı
Ebru Say: Geleneksel Zanaatın Estetik Dönüşümü
Gülçin Başdeğirmen: “Doğum Haritası Bir Bütündür”
Feyza Caniklioğlu Çanakcı: “Bedeninizde Umutlu Çocuklar Yaşatın”
Sevil Tümkaya: İhtiyaca Göre İngilizce Eğitimi
Harika Sancı: “Kusursuz Ebeveynlik İhtiyaç Değil”
LouMoe: İnanç, Zarafet ve Hatırlayışın Hikâyesi
Ayfer Aydın: “Sağlıklı Bir Cilt Düzenli Bakımla Oluşur”
Hande Yıldız: Bir Dilin Peşinden Madrid’e Uzanan Hikâye
Nil Keskin: “Yeni Dünya’da En Yüksek Titreşim: Özgünlük”
Sezen Özen: “Mali Müşavirlik Sayılardan İbaret Değildir”
Ayris Salcan: İş Dünyasında Güçlü Duruş
Ekin Koşak: “İmza Hücrenizi Tanıyın”
Mine Baş: Mindful Movement Kişisel Egzersiz Eğitmeni
Nihal Sert: Sporda Cinsiyet Eşitliği
Pınar Yıldırım: Pino’nun Ekşi Mayası
Aylin Özer Tepe: “Duygularınızı Müzikle Güçlendirin”
Betül Varel: Medyada Güçlü Duruş
Sevdanur Uslu: Dil Eğitimi ve Yurt Dışı Planlama Merkezi TalkyOnline
