Şarkılarım sınırları ortadan kaldırıyor

Sanatçı bir aileden gelen ve ‘İntiharın Genel Provası’, ‘Yıldız Tozu’ ve ‘Profesyonel’ gibi ülkemizde Devlet, Şehir ve Özel Tiyatrolarda sahnelenen oyunlarından tanıdığımız dünyaca ünlü dramaturg ve yazar Duşan Kovaçeviç’in kızı olan Lena Kovacevic, 2019’da “Pozuri” şarkısı ile Balkanlarda büyük bir başarıya imza attı. Lena Kovacevic röportaj

She and Girls Dergisi, Moda Dergisi, Alışveriş Dergisi.

Instagram Hesabımız

Röportaj: Hakan Akoğlu

Lena Kovacevic

Kariyerinde en çok satan teklisi ve radyo hiti “Dubine” ile Ocak 2020’de Balkanlardaki altı ülkede dinleyiciler tarafından yapılan oylama ile yılın en iyi kadın pop şarkısı ödülünü de layık görülen Lena Kovacevic, 2017 yılında Balkanlarda en büyük hit şarkılardan biri haline gelen “Cafe” single’ını Ocak 2020’de Hollanda’da tekrar yayınlayarak uluslararası kariyerine adım attı.

Kısa sürede Avrupa listelerinde hatırı sayılır bir başarı elde elden sanatçı ile müziğini, Türkiye sevgisini ve yeni projelerini konuştuk.

Şarkılarınız kısa sürede ülke sınırlarını aştı ve Avrupa’nın en çok dinlenen isimlerinden biri olmaya aday oldu. Müzikte daha geniş kitlelere ulaşmak size bir sanatçı olarak neler hissettiriyor? Bu başarıyı neye borçlusunuz?

Hayalini kurduğum bir şeyi yaşıyorum. Cafe’yi kendi ülkemin ardından Hollanda’da da piyasaya çıkardık ve Avrupa’da büyük ilgi gördü. Şarkı çok güçlü ve etkileyici olduğunda sınırları ortadan kaldırıyor. Avrupa listelerinde yer aldığımı gördüğümde çok mutlu hissettim. Birçok ülkeden şarkı ile ilgili çok güzel mesajlar alıyorum. Şarkımın en çok ilgi gördüğü ülkeler arasında Türkiye de var.

Şarkılarınızın çok özel bir soundu var. Müzik tarzınızı nasıl tanımlıyorsunuz?

Amsterdam Konservatuvarında Caz üzerine eğitim aldım. Daha sonra New York’ta da eğitimime devam ettim. Genel olarak Jazz ve pop müziği bir araya getirdiğim eserleri yorumluyorum diyebilirim.

Lena Kovacevic kısa sürede Balkanların Avrupa’ya açılan genç jenerasyondaki en başarılı isimlerinden biri oldu. Peki dünden bugüne müzik yolculuğunuzu nasıl anlatırsınız?

Küçükken piyano dersleri alıyordum ve kendi kendime şarkılar söylüyordum. Bu benim için çok keyifli bir uğraştı. Zaman geçtikçe müziğin bende bir tutkuya dönüştüğünü ve bu işi profesyonel olarak yapmak istediğimi fark ettim. Sonrasında da konservatuvar dönemlerim başladı.

Amsterdam’a gittim ve caz müziği eğitimi almaya başladım. Okul döneminde ve sonrasında müzikal anlamda çok özel isimlerle çalıştım. 2017 yılında Balkanların en büyük hit şarkılarından biri haline gelen “Cafe” teklisini, Ocak 2020’de Hollanda’da tekrar yayınlayarak ülkem dışında da şarkılarımı dinleyicilerimle paylaştım.

Şarkıcı olarak idol olarak gördüğünüz sizin için en özel isim kimdir desek?

Hiç düşünmeden Natalie Cole derim. Onun müzikle olan ilişkisine ve yorumculuğuna hayranım.

Şu ana kadar kariyerinizdeki en unutulmaz an neydi?

Hollanda kraliyet ailesine verdiğim konserdi. Bu kadar heyecanlandığım başka bir an olduğunu hatırlamıyorum.

Lena Kovacevic

Türkiye ve Türk Müziği hakkında neler söylersiniz?

Türkiye benim için çok özel bir ülke. Hatta karantina döneminde Barbaros ile birlikte Instagramda müthiş bir canlı yayın yaptık. Birlikte “Cry me a river” ve “Unforgettable” gibi şarkıları seslendirdik. Hatta Barbaros Sırpça olarak “Pouzuri” şarkımı seslendirdi.

Kendi şarkımı Barbaros’un sesinden Sırpça olarak dinlemek benim için harika bir andı. Türkiye’yi de çok seviyorum. Denizi, doğası, iklimi ve insanlarıyla muhteşem bir ülke. Fotoğrafçılık ilgi alanlarımdan bir tanesi. Özellikle seyahat ederken fotoğraf çekmeyi çok seviyorum. Pandemi sonrasında da Türkiye’de çok fazla fotoğraf çekmeyi istiyorum.

Karantina günlerini nasıl geçirdiniz?

Evde her gün sıklıkla şarkı söyledim. Mini bir stüdyom var. Kendime bir çalışma odası yarattım. Kendi kendime bol bol karaoke yaptım. Karantina sürecinde de yeni şarkılar üzerine çalıştım. Hayranlarımla sosyal medya üzerinden daha sık iletişim kurdum.

Tiyatroseverler babanız Duşen Kovacevic’i ülkemizde de sahnelenen tiyatro oyunlarından tanıyor. Nasıl bir ailede büyüdünüz?

Babam Dramaturg. Dünyanın birçok yerinde yazdığı oyunlar sahneleniyor. Türkiye’nin de bu ülkelerden biri olduğunu bilmek gerçekten gurur verici. Ben sanata çok değer veren bir ailede büyüdüm.

Ailem gerçek bir müzik aşığı. Teyzem bir opera sanatçısı. Annem müzik yolculuğumda bana çok destek oldu. Yaptığınız işte ailenizin sizin arkanızda olduğunu bilmek çok değerli.

Bundan sonraki projeleriniz neler?

Balkanların en önemli oyuncularının yer aldığı ve babamın çektiği bir filmde şarkılarımla yer alacağım. Yeni şarkılarım üzerinde çalışıyorum. Umarım şartlar izin verdiğinde Türkiye’ye bu kez bir konser için gelip müzikseverlerle buluşmak isterim.

Lena Kovacevic röportaj

She and Girls Kasım 2020 Sayısı Gençlik Dergisi Girls Hediyesiyle Dergiliklerde