Diyetinizin sonuç vermeme nedeni bu sağlık sorunu olabilir!

Uzun zamandır deniyor ancak kilo veremiyor musunuz? Vücudunuz ödemli, nedeni belli olmayan halsizliğiniz belki de saçlarınızda dökülmeler var. Haşimoto Tiroidi Beslenme

Instagram Hesabımız

Uz. Diyetisyen Zehra Bora

Hiç tiroidlerinizi kontrol ettirmek aklınıza geldi mi? Evet, tiroid son yıllarda görülme sıklığı fazla olan rahatsızlıklardan. İşte biz bugün tiroid rahatsızlığının bir çeşidinden konuşacağız. Haşimato!

Haşimato tiroidi, otoimmün bir problemdir. Yani vücut kendi kendine tiroid hormonuna yabancı bir madde gibi antikor oluşturup saldırmaktadır. Sebebi tam olarak belirlenememesiyle birlikte klinik seyri, başlangıç yaşı ve diğer eşlik eden patolojilere bağlı olarak farklı belirti veya semptomlar gösterebilir.

Kimlerde daha fazla görülür derseniz 2016 yılında yayımlanan bir makaleye göre kadınlarda daha fazla görülmekte ve insidansı yani görülme sıklığı yaşla birlikte artmaktadır.

Peki, özellikle ülkemiz kadınlarında görülmesi bu kadar fazla iken nasıl besleneceğimiz hakkında bir fikrimiz var mı? Yok ise yazımın bu kısmı tam da sizler için. Haydi gelin haşimato hastalığında beslenmeye göz atalım.

Beslenmemiz Nasıl Olmalı?

İyot minerali tiroid bezimizde depolanmakta, ardından bu minerali kullanarak tiroid hormonu üretmekte. Yani tirod bezi tiroid hormonu üretebilmek için iyota ihtiyaç duymakta.

Bu sebeple tiroid hastalıklarında çok önemli bir mineraldir. Ancak Haşimato Tiroidinde iyot tüketimine dikkat edilmelidir. Tuz tüketirken iyotsuz olan tercih edilmeli.

Guatrojenik besinler iyot metabolizmasına müdahale ettiğinden dikkat edilmesi gereken önemli bir husustur. Bunlar (guatrojenler) özellikle turpgiller (Brassicaceae) familyasından (kolza tohumu veya kanola, lahana, şalgam, su teresi, roka, turp, yaban turpu) ve bu sebzelerle beslenen hayvanların ürettikleri sütlerde bulunur.

Diğer guatrojenler ise soya, ıspanak, darı, tapyoka ve maruldur. İşte bu besinlerden mümkün mertebe uzak durmalı, özellikle çiğ tüketilmeme, pişmiş tercih edilmelidir.

Omega-3 yağ asitleri bu tiroid de oldukça değerlidir bu sebeple haftada 2 gün muhakkak balık tüketimine yer verilmeli, eğer Omega-3 oral yolla yeteri kadar alınamıyorsa takviye olarak kullanılmalıdır.

Doymuş yağ asitleri diyette bulundurulmamalıdır, tereyağı ve hidrojenize margarinlerden uzak durulmalı bitkisel yağlar ve zeytinyağ tercih edilmelidir. B grubu vitaminler immün fonksiyonlar ve tiroid fonksiyonları için oldukça değerlidir.

Ödem problemi sıkça görülmekte bu sebeple su tüketimi arttırılmalı, tuz tüketimi sınırlandırılmalıdır.
Bunun yanında yine yeteri kadar bitki çayı tüketimine özen göstermeli, yeşil çay veya beyaz çay gibi antioksidan çaylar ile diyetimizi renklendirebiliriz.

Ayrıca 2016 yılında yapılan bir makalede makrobesin dağılımı normal değerler değiştirilerek; karbonhidrat %12-15’e proteini %50-60’a ve yağı %25-30’a çekilmiş, ayrıca guatrojenik besinler ve ekmek, makarna gibi çeşitli besinler diyetten çıkarılmış toplam 108 hasta (44 erkek, 64 kadın) üzerinde 21 gün boyunca yapılan diyet programı sonucunda vücut ağırlığının yanında yağ kütlesi ve otoantikorlarda önemli derecede düşüş olduğunu saptanmaktadır.

Evet, haşimato tiroidi hem metabolizmayı yavaşlatan hem de günlük yaşamımıza bile etkisi dokunan bir problem. Halsizlik, baş ağrısı, şişkinlik, verilemeyen kilolar… Evet belki tamamen engellenemiyor ancak şiddeti doğru yaşam tarzı ve beslenme ile azaltılabilmekte.

Önemli olan kurallarına göre yaşamak, bir de motivasyonu elden bırakmamak. Yeteri kadar fiziksel aktivite yapmak, yeteri kadar sıvı tüketmek, doğru beslenmek ve daima pozitifte kalmak.

Sizlere güzel bir hafta diliyorum!

Zehra Bora

Uzman Diyetisyen

Haşimoto Tiroidi Beslenme

She and Girls Mayıs 2020 Sayısı Gençlik Dergisi Girls Hediyesiyle Dergiliklerde!