Barış Manço’yu anıyoruz!

Barış Manço’yu 22. ölüm yıldönümünde sevgi, saygı ve rahmetle anıyoruz. Çocukluğumuzda neşeli şarkılarıyla severek dinlediğimiz, TV’de her programını kaçırmadığımız sevgili Barış Manço, keşke bizden sonraki nesiller de seni tanısaydı… Barış Manço’nun 22.ölüm yıldönümü

She and Girls Dergisi, Moda Dergisi, Alışveriş Dergisi.

Instagram Hesabımız

Yağmurun sessizliği rüzgarın sakinliği; sarmaş dolaş oldukları o yerde mest olup kalmış gibiler, kapı önündeki o narin ağaç ve dallarındaki kuşlar. Artık sonsuzluğa ait o sesi dinliyorlar; yüreğime bulaşan kederli bir tebessüm, bolca hüzün…

Barış Manço

Fakültenin ilk yılı, ilk dersler… Pek karanlık üstelik de kasvetli bir sabah 1999 Şubat’ının ilk günü; zar zor yetiştiğim Eminönü vapurundayım… Kıyıdan usulca uzaklaşıyoruz, zorlu geçen çocukluğunu sahte bir rahatlıkla örtüp gizleyen, hep sinirli hep gergin sınıf arkadaşımla yan yanayım…

Birden, ondan duyuyorum haberi; ölmüş! Ölmüş mü? Hadi canım! İnanmıyorum, inanmayıp elinde sıkı sıkıya tuttuğu gazeteye göz atıyorum pek çabuk. Satır aralarında, çaresizce haberi yalanlayacak bir iz arıyorum; ama nafile. Haber başlığının hemen üstündeki fotoğrafından gülümseyerek bana bakıyor; içimde bir boşluk, tuhaf bir sızı…

Barış Manço Müzesi

Çok tanıdık, hep çok yakın; her zaman bir sesten daha fazlası… Onunla ilgili çocuk aklımda yer eden, tanımsız, sınırsız bir neşe hali. Hayran olmayı bilmiyorum, saplanıp kalmaktan, takıntılı ve fanatik, abartılı sevgiden habersizim.

Bir radyo programında arkadaşım Eşek’i dinliyorum kendi sesinden ve onu niye yazdığını; hayal dünyam sonsuz, hayal dünyamda o baş köşede ve sonra Halil İbrahim Sofrası, Bal Sultan… Şarkıları, bana doğum günü hediyesi olarak gelen varlığı o vakitler pek kıymetli bir kasetten ses olup dökülüyor içimde bir yerlere. Sözlerin manasını kavrayacak yaştayım artık.

Hangi sofranın daha kıymetli olduğunu, Bal Sultan’ın hikayesindeki can yakan tersliği fark ediyorum… Kazmayla bir insanın nasıl bir kazmaya dönüşebileceğini işitip, gülümsüyorum. Hesabı er geç ödeyecek olan Sarı Çizmeli Mehmet Ağa, bitkisel ilaçların, içeceklerin böylesine abartılı ortalığa saçılıp dökülmediği zamanlarda Nane Limon Kabuğu ve bu gün…

Barış Manço Müzesi

Yoğun bir çalışmanın tam ortasındayken sokaktan geçen satıcıyla dağılan dikkatim ve hafızamın en kıymetli yerinden gülümseyerek çekip çıkardığım meşhur şarkısı; Domates Biber Patlıcan… Oldukça sağlam, hem yerel hem Avrupai bir müzikal alt yapının üzerini süsleyen, her zaman çok şey anlatan, hatırlatan sözler… TRT’de yayımlanan

Adam Olacak Çocuk programından epey önce, insan olmakla ilgili içimde bir şeyler büyüyüp yeşeriyor onunla ve şarkılarıyla… O şarkılarını söylüyor ben dinliyorum, o dünyayı geziyor, ben televizyondan hayranlık ve keyifle izliyorum.

Daima esprili, hep olduğu gibi… Bir gün Moda’da hepimiz gibi herkes gibi kalabalığa karışmış yürüdüğünü görüyorum; popülerliğin, şöhretin tanıdık, tuzaklarla dolu incecik çizgisini zarifçe geçivermiş, ona korna çalarak selam veren minibüs şoförüne gülümseyerek el sallıyor. Bildiğimiz, ama unuttuğumuz bir masalı kendince yeniden anlatıyor sanki.

Onun yaşadığı semtte, bana da mekan olan yerdeyim artık; kendi sesinden işitip, ezbere bildiğim o adreste, Barış Manço Moda 81300… Evinin önünden geçiyorum; her bahar her kış…

İsmini taşıyan bir vapur geçiyor uzaktan sessiz, kapı önündeki o narin ağaç, dallarındaki kuşlar… Düşlerim alıp başını gidiyor. Ben Barış Manço’dan kalan bir şarkının ardına takılıyorum; usulca mırıldandığımı kim duyuyor?

Alnı açık gözü toklar buyursunlar baş köşeye
Kula kulluk edenlerse ömür boyu taş döşeye
Nefsine hakim olursan kurulursun tahtına
Çalakaşık saldırırsan ne çıkarsa bahtına
*Halil İbrahim Sofrası

Aydan Gündüz

Barış Manço’nun 22.ölüm yıldönümü

She and Girls Şubat 2021 Sayısı Gençlik Dergisi Girls Hediyesiyle Dergiliklerde!