Tatlı bir ada yolculuğu ve gören olma sanatı

‘Her bir renkte resmin var/ Nerde baksam orda senin’
Âşık Veysel

Korku beni ele geçirdiğinde korkuyu, öfke beni ele geçirdiğinde öfkeyi, nefret ya da umutsuzluk veya karmaşa beni ele geçirdiğinde her birini anında kıskıvrak yakalıyorum;şu an ada vapurunda denizin üzerine fırlattığım simit parçalarını martıların yakalayışı gibi… Bu negatif duyguları pembe, sarı ve mavi çiçeklere dönüştürerek atıyorum içimden, siyah kanatlı ufak kelebeklerle birlikte havalanıyorlar. Anda kalmak, meditasyon

She and Girls

Ve masmavi bir kutucuk oturuyor tam karnımın orta yerine; umudunu ve inancını kaybettiğin ve kendini suçladığın anlarda başlayan gelmiş geçmiş tüm kaoslardan azade olmak gibi bir his…
Gökyüzünde kendi halinde dönenen bir ışıklı ruha dönüşüyorum ve Yaradan ile aramızdaki perde kalkıyor, duvar yıkılıyor. Her türlü kibrin ve karanlık düşüncenin etkisinden ( yani varlığını kendisine müptelâ kıldıklarına borçlu, müptelâ olduğu hırsın kucağındaki o ruhtan) uzak olmaktan mutluluk duyuyorum ve sonsuz şükürler ediyorum ‘O’nun yardımlarına. Yüreğimde, her bir olumsuz hissi olumluya çevirişimde ve hatırladığım her bir güzel çocukluk hatırasında bir beyaz balon patlıyor avucumda ve içinden kanat çırparak onlarca kuş havalanıyor: Mor, küçük kuşlar; alacalı maviye çalan yanar döner sarılı… Sanki birbirine girift olmuş pastel bir gökkuşağı, sonsuzluğun kalbinden doğup Heybeliada’nın göklerine yükseliyor.

Sağda solda telaşlı bağırışlar; saçma sebeplerden ötürü aniden kopan kavgalar. Güzelim gökyüzü kararıyor mu? Nedir bu birbirimize sahiplenme merakı? Özgürlüğü kısıtlayan, arabeski hayatlarımızın başköşesine oturtan, bizi karamsar, ruhumuzu kaotik yapan şey değil mi bu ‘sahip olma’ dürtüsü? Neyin sahibiyiz? Gelip geçici olduğumuzu bir kabul etsek nasıl da kolaylaşacak her şey… Bir şeyin, çekilir ve katlanılır olan taraflarını esas mevzu olarak almaya başladığımızda; bağımlılık vardır, sevginin eksikliği vardır. Meleksi enerji taşıyan tüm insanlarda mevcut olan toleranssız tarafı düşünüyorum. Hiçbir olumsuz durumu ya da insanı idare edemeyecek kadar dürüsttürler. Ben bu meleksi enerjiyi seviyorum. İyilik enerjisiyle yaklaşıp, karşılığında ne düşündüğünüzü ne yaptığını takip etmezler. İyiliği yapar ve ardını bırakırlar. Bu, boş vermiş oldukları ya da kayıtsız bir kibre kapıldıkları anlamına gelmez. Görürler, ama izlemezler. Halbuki öyle insanlar vardır ki… İyi bir laf mı söyledi? Yüz kaslarındaki en ufak değişime kadar izler seni ve tepkini. Sanki oyun makinesine jeton attı ve ne hediye gelecek diye bakıyor!

Sizi değiştirmeye çalışmadan, olduğunuz gibi seven ve kabul eden insanlar hayatınızda hep var olsunlar. İnanın bana; değişmesi ya da yontulması gereken yönleriniz varsa, bu insanlar sayesinde mümkün oluyor. O insan seni kabul ettikçe sen bir elmas gibi ışıldamaya başlıyorsun.
Sen kendin göreceksin. Gösteren kimse olmayacak sana hiçbir şeyi; sen GÖREN olma sanatını öğreneceksin. Görmek için bakmak gerek, korkmadan bakmak.

Anda kalmak, meditasyon

Etiketler:, , , , , , , , , , , ,

İlginizi çekebilir

Önceki yazı Sonraki yazı
0 shares