Hayalden efsaneye giden yol

Sosyal medyanın hızlı yükselişini sürdürdüğü günümüzde, instagram gibi sosyal mecraları arkadaşlarını, beğendiği ünlüleri ve popüler hesapları takip etmenin dışında, yaratıcı faaliyetler için kullanan girişimciler de var. 5in1Canpolat röportaj

She and Girls Dergisi, Moda Dergisi, Alışveriş Dergisi.

Instagram Hesabımız

İşte bu tipteki kullanım hikâyelerinden biri de “5in1Canpolat” instagram hesabından takip edebileceğiniz beş kız kardeşe ait. Moda tutkunu bu beş kız kardeşin instagramdaki serüveni 2012 yılında başlamış. Bu yolculuğun başlamasını sağlayan da kendi deyişiyle kardeşlerin 5 numarası ve en küçüğü Elif Canpolat;

“Her şey internette görüp beğendiğim bir ayakkabıyı swarovski taşlarla süsleyip giymem ve instagramda gören takipçilerimin bu ayakkabıdan sipariş vermek istemesiyle başladı”.

Röportaj: Banu Çelik

5in1Canpolat

Öncelikle kuruluş hikayenizden başlamak istiyorum. 5in1Canpolat‘ı kurarken sadece 300 TL sermayeniz olduğunuzu okumuştum. Şirketinizi hangi yılda kurmaya karar verdiniz ve gerçekten 300 TL sermayeniz olduğu doğru mu?

5in1Canpolat 2012 yılında hayata adım atmış bir şirket. Başlarda henüz bir şirket bile değil aslında. Günlük giyim ve sokak modasını var olan bir kaç takipçisiyle paylaşan bir instagram sayfası. 300 TL sermaye elbette doğru, ütopik bir hikaye değil. Çünkü o gün yaptığımız iş bugün yaptığımız işle çok bağımsız.

İlk etapta aslında tekstil değil de spor ayakkabı ile başlamışsınız. Bize serüvenin nasıl başladığını anlatır mısınız?

Tekstil sektörü, daha doğrusu bir ticaretin içinde var olmak bizim planlarımız arasında hiç yoktu. Daha doğrusu biz tamamen plansız, hesapsız bu yola çıktık diyebiliriz.

Kendim için internette görüp beğendiğim bir ayakkabıyı swarovski taşlarla süsleyip giymem ve instagramda belki o zamanlar 2.000 takipçimin görüp hepsinin sipariş vermek istemesiyle başlayan bir yolculuk.

Ben o ayakkabıyı kendim için yapmıştım fakat, o zamanlarda takipçilerimiz bizi yönlendirdi ve bu yola itti. Tekstil çok sonradan geldi işin içine. Ayakkabıları paylaştıkça pantolon nereden? T-shirt nereden? sorularından sonra anladık ki artık gerçek anlamda ticarete atılmanın vakti geldi.

5in1Canpolat ismi nasıl oluştu? Bildiğim kadarıyla sadece 3 kardeş şirket ortağı ama marka, ismini altı kardeşten almış gibi.

Dediğim gibi 5in1Canpolat bir ticaret yolcusu olarak adım atmadığı, blog tarzında hayata geçtiği için ve 5 kız kardeş olduğumuz için bu hikayede hepimiz yer almalıydık.

5in1Canpolat Kardeşler

Tüketiciye ilk olarak instagram üzerinden ulaştınız, web sitesi ve mağaza daha sonra geldi. Bu süreçten biraz bahseder misiniz, mağaza olmadan devam edilemez miydi?

Instagram bizim ilk adımımız bu işte. Her zaman söylüyorum, bu yıllarda bu işe girişmek tam bir çılgınlık! Çünkü artık neredeyse 10 instagram kullanıcısının 7’si bir şeyler satmaya çalışıyor! Yaptığı işe inansa da deniyor, inanmasa da.

Bazen AVM’lerde gezerken özellikle satış danışmanları çok durdurup soruyorlar, biz de yapmak istiyoruz ne önerirsiniz, siz nasıl yaptınız diye? Onlara da aynı şeyi söylüyorum; inanmadığınız bir ürünü satmayın, denemeyin bile çünkü baştan hayal kırıklığına uğrar ve 1-0 geride başlarsınız.

Biz bu yola çıkarken satış yapan sayfalar çok sayılıydı. Bu kültür çok sonradan oturdu bizim ülkemizde. Dolayısıyla insanlara bir kombin sunuyorsunuz, çok uygun fiyata sunuyorsunuz ve bunu aşkla yaptığınız o kadar belli ki. Bence biz insanlara büyük bir servis sunduk ve çok sevildi.

Canlı kombin mantığını ve kombin satın almayı oturttuk insanlarda. Nasıl ki bizi tekstile takipçilerimiz yönlendirdiyse, yine mağazacılığa yönlendiren de onlar oldu. Biz hep online bir firma olmayı hedeflemiştik. Fakat müşterilerimiz artık hepimizin bir çatı aldında olması gerektiğini düşündüler. Aldıklarını görmeli, denemeli ve dokunmalıydılar.

Sonrasında yine mağaza değil, Nişantaşı’nda 2. Katta bir showroom tuttuk. Ancak biz gerçek potansiyelin farkına o 2. kattaki evi showrooma çevirmek için inşatta başladığımız gün, kapıda biriken ve açıldınız mı? diyen, inşaat halinde bile her gün ziyarete gelen onlarca takipçimiz sayesinde vardık.

Farklı üreticilerin tasarımlarının satışının yanında, neredeyse son 1 yıldır da kendi üretimlerinizi yapmaya başladınız. Bu fikir üreticilerle sorun yaşadığınız için bir çözüm olarak mı ortaya çıktı?

Biz aslında tekstile başladığımızda ilk yıllarda üretimlerimizle başladık. Ayakkabıdan sonraki ilk üretimimiz eğlenceli baskılı tshirtlerdi. Çok sevildiler ve yaklaşık 5 rpt çalıştık o tshirtleri. Sonrasında kalem etek, gömlek üretimlerimiz derken baktık talebe yetişemiyoruz, hazır giyime de girdik. Yani bizim bazımız üretim.

İleride koleksiyonlarınızın tamamını kendiniz üretmeyi düşünüyor musunuz?

Elbette neden olmasın. Bunun için alt yapılar hazırlanıyor.

Bu işte 3 kardeşsiniz ve herhalde şirket içinde herkesin ayrı bir görevi vardır. Nasıl bir iş bölümü yaptınız?

Herkesin kendi departmanları ve sorumlu oldukları ekipleri, yöneticileri var. Kimse kimsenin alanına müdahale etmez, birbirimize raporlama yaparız. Kısaca birimiz e-ticaret ve pazarlamanın, birimiz yönetim ve finansın, birimiz satın alma ve üretimin başındayız.

Herkesin bildiği bir söz vardır, “akraba veya kardeşle iş yapılmaz”. Gördüğümüz kadarıyla siz çok iyi anlaşıyorsunuz. Hiç tartıştığınız veya anlaşamadığınız oluyor mu? 5in1Canpolat kadınları bu tabuyu yıktı diyebilir miyiz?

Biz bu sözü dışardan duyduk; öyleymiş. Bizim ailede böyle şeyler dillenmez bile. Birlik, beraberlik ve herseyden önce saygı çok önemlidir bizim büyük ailemiz içinde. Anne babamız eski gelenek ve göreneklere göre yetiştirdi bizi. Kardeş bu hayattaki en değerli hazine. Onlarla iş yapılmaz da kimle yapılır bizlere göre.

Web sitenizde ve instagram hesabınızda ürünlerin fotoğraf çekimlerinde de siz yer alıyorsunuz. 
İlk zamanlar olsa masrafları kısmak için derdim ama halen neredeyse tamamını siz kardeşler giyiyorsunuz, neden?

Bu konu bu işin en zor kısmı aslında. Masraf hiç olmadı da bizim kitlemiz kimseyi kabullenmedi diyelim. Yoksa bize haftalık binlerce ürün girişi oluyor ve hergün aheste aheste sadece çekime vakit ayırma şansımız yok.

Burası onlarca kişiye istihdam sağlayan bir işletme ve çekim dışında yapmamız gereken bir dünya iş var aslına bakarsanız. Fakat insanlar sadece işin çekim kısmını görüp ne kadar eğlenceli diye düşünüyor olabilirler.

Eğer başka işiniz yoksa elbette öyle! Fakat bizim için artık orası devredilmesi gereken başka bir alan ve artık zaten profesyonel arkadaşlarımız bizden çok çok daha iyi yapıyorlar bu işi.

Eşleriniz tanınmanız ve fotomodellik yapmanızı nasıl karşılıyor, kıskandıkları oluyor mu? Size nasıl destek oluyorlar?

Bu konuda çok büyük destekçiler ve bunun keyfi bir modellik olmadığının çok net farkındalar.

Koleksiyonlarınız her tarza hitap edecek şekilde çeşitli. Modelleri kim seçiyor? Üç kardeşin de tarzlarının neredeyse birbirinden farklı olduğunu düşünürsek, ortak bir karar mı almanız gerekiyor satışa çıkmaları için?

Satın alımdan sorumlu kardeşimiz ilgileniyor hepsiyle. Müşterilerimizin eğilim ve hareketlerini analiz edip seçiyor her birini.

Malum korona virüs dünyayı ve ülkemizi sağlıkta olduğu kadar ticari anlamda da bir hayli kötü etkiledi. 5in1Canpolat olarak bu süreci nasıl geçiriyorsunuz? Sizce tekstil ve e-ticaret sektörü söylendiği gibi krizden fırsat yakalayanlardan mı oldu?

E-ticaret kesinlikle bu dönemde ivme kazandı. Hayatında online sipariş vermeyenler bunun tadına vardılar bu dönemde. Ancak burada iş biz işletmelere düşüyor; satış öncesi ve sonrası hizmet ne kadar iyi ve kaliteliyse o kadar iş yapabilirsiniz. Doğru orantılı yani…

Peki sırrınız ne? Sizi diğer markalardan ayıran ne? 1 milyon sosyal medya takipçisi ve yüzlerce mağaza müşterisi neden sizi tercih ediyor?

Çünkü onlar biziz, biz onlar. Yani biz ne giyiyorsak onlara da onu sunuyoruz. Yalan yok, hile yok. Sevmediğimiz bir ürünü yalandan pazarlamak yok. Sonuç zaten ortada. Nişantaşı’nda 2. kattaki showroomdan Nişantaşı’nın belki en büyük metrekara mağazasına uzanan bir yolculuk.

Son olarak 3 kız kardeşin 3’ü de birbirinden yetenekli, çalışkan ve başarılı. Bunu neye bağlıyorsunuz? Türkiye’de sektörünüzde olan veya olmak isteyen kadın girişimcilere vermek istediğiniz bir tavsiye var mı?

Kendileri gibi olsunlar yeter. Su akıyor yolunu buluyor. Yeter ki başkaları gibi olmayın, özünüzde neyseniz o olun.

Canpolat kardeşler zaten var, ya da X kişi zaten var ve yolunda. İnsanlar ondan başka bir tane daha istemiyor ki, özünüzü görmek istiyor.

Doğal olun ve çok çalışın. Çok çalışmak bu işin tek sırrı; Zor ama tek gerçek olan..

5in1Canpolat röportaj

She and Girls Kasım 2020 Sayısı Gençlik Dergisi Girls Hediyesiyle Dergiliklerde